TELEVİZYON 3 Nisan 2026
118 OKUNMA     13 PAYLAŞIM

Seinfeld'in Bugün Hâlâ Başka Dizilere İlham Vermeye Devam Eden Müthiş Karakterleri

Seinfeld dizisi ve karakterlerini bu sevgi mektubuyla bir yâd edelim.

seinfeld, tüm zamanların en komik dizisi kanımca. ben bu dizinin en çok basit olmasını seviyorum; zira son derece sade ve özet bir anlatımla 9 sezon boyunca bizi güldürdü seinfeld. ana karakterlerini kendi arkadaşımız gibi gördük; en azından ben öyle gördüm.

jerry seinfeld

amerikalı milyoner, hatta belki de artık milyarder emin değilim. bir talk show programında ilk defa karşımıza çıktıktan yıllar sonra nbc'ye yalvar yakar kabul ettirdikleri pilot bölüm sayesinde mizahını dünyaya tanıttı, belki de kendinden sonraki pek çok diziye ilham verdi, en basitinden avrupa yakası. atadan türk olduğu gibi ütopik iddialar mı, yoksa çektiği dizinin emsalsiz oluşu mu bilmiyorum ama ben bu adamı çok seviyorum; kaldı ki abd'de bile çok sevilmeyen bir figür olmasına rağmen.

seinfeld'in neredeyse tüm bölümlerinde her şeyin altına beyaz spor ayakkabı giyecek kadar gamsız bir adam. jerry seinfeld karakteri olarak kendini oynadı hâliyle dizide. iyi para kazanan, her hafta farklı bir kadınla çıkan ve bonkör bir karakter ile seinfeld'in en normal karakteri oldu. bakın, en normal karakteri diyorum. sakin bir kişilik olması ve superman ile porsche ikilisine olan tutkusuyla biliniyor. gerçek seinfeld ise bölüm başı 5 milyon dolar teklifi reddeden bir tok satıcı, zira 10.sezon için yapılan tüm görüşmeleri, teklifleri net bir dille reddetmişti.

george costanza

dizideki en yakın arkadaşı george costanza'yı ise anlatmak mümkün değil, favorim kendisi. yok böyle bir yüzeysellik, dünyanın en obsesif kompulsif karakteri olabilir costanza. her erkeğin hayatının bir anında kendini benzeteceği, idol olarak göreceği enfes bir adam. larry david'in bir nevi yansıması.

sırf laf sokmak için binlerce kilometre tepebilen, ofisinde masanın altını mini bir yatak odasına çeviren, kahve kisvesi altında edilen seks teklifini bir anlık gafletle reddeden, bu da yetmezmiş gibi sırf kuruntuları yüzünden sevgilisinin telesekreterine anlamsız, sinir dolu mesajlar atan bu adam belki de en gerçekçi, en bizden dizi karakteridir zannımca. karakteri canlandıran jason alexander'ın aksine spor meraklısı ve tam bir hödüktür. romantizm nedir bilmez. ama jason abimiz öyle midir? müzisyendir kendisi ve duyduklarımız doğrultusunda tam bir asil amerikan beyefendisidir.

bir de çok gerçekçi bir adamdır bu costanza. en azından bir kadının kendisiyle nasıl olup da çıkabildiğini düşünüp durur sürekli; en azından özeleştiri yapmasını bilir. peki ya cimriliği ? henüz kaza yapmış bir aracın içinde insanlar can çekişirken bu adam sevgilisine verdiği borç parayı düşünür, kendisinden gelirken alması istenilen salatayı alır almasına ama insana istediğine pişman ettirir. ama georgie'ye de hak vermek lazım; zira öyle bir anne ve sütyen takıp serenity now diye sinirini dışarı vuran, aynı zamanda da gay ("my father is gay") bir babaya sahip olmaktır belki de tüm bu kişiliğin sebebi. ayrıca o kadar da küçük değildir, sadece havuzdan yeni çıkmıştır. ehehe

benim pek sebebini anlayamadığım biçimde jerry seinfeld ile cosmo kramer arasındaki ilişki kadar sağlam değildir cosmo kramer'ın georgie ile olan ilişkisi. her zaman araları iyidir ama hiçbir zaman tam olarak samimiyet duvarını kıramamış gibidirler. belki de jerry ile kapı komşusu olması sebebiyle bize böyle görünüyordur tüm bu ilişkiler. sahi, kramer jerry ile kapı komşusu olmasa nasıl beslenecekti acaba? hep merak etmişimdir.

kramer

ne zaman kramer ve beslenmek kelimeleri yan yana gelse, aklıma kramer'in jerry eve girdiğinde kaseye boşalttığı mısır gevreğini bir anda elleriyle çekmeceye doldurması gelir. aslında kramer'in özetidir o sahne. gerçi çoğumuza göre kramer, kapıdan içeri kayarak girmektir. bu sahnenin doğuşu da michael richards'ın sete geç kaldığı bir an içeri böyle daldığı ve sonradan benimsendiği gibi bir efsaneye dayandırılır. zannımca bu hikâye yalandır; zira pek bir ütopik geliyor kulağa.

ilk dönemler salak ve sakar bir karakter olarak düşünülen kramer, daha sonraları çeşitli dokunuşlarla uyanık ama sakar bir karaktere dönüştürülmüştü. bu çevrimi her zaman kemal sunal'ın oynadığı inek şaban karakterinin hababam sınıfı'ndaki evrimine benzetirim. birebir aynı dönüşüm vardır bu iki karakterde aslında.

ne diyorduk; evet, işte dönüştürülmüştü kramer. bunun sebeplerinden biri, ikinci sezondaki the chinese restaurant bölümünde, o dönem evinden hiç çıkmayan biri olarak tasarlanan cosmo kramer'ın bölümde hiç görünmemesidir. bu sebeple senaryo konusunda ekibe bozuk atan michael richards, karaktere küçük dokunuşlar yapılmasının yolunu açmıştır.

kramer karakteri dizide jerry seinfeld ile gerçek bir dostluk örneği sergilemiştir ama zamanla asıl ağırlık newman üzerine kurgulanmıştır, bazı noktalarda baysa da bu ikilinin kafa kafaya verdiği bölümler de çok keyiflidir. kramer aynı zamanda duygusal ve feci derecede korkak bir adamdır; esasında adam değil, bir çocuktur. cimri değil ama paragöz. sırf geri dönüşüm atıklarına daha fazla para ödüyorlar diye eyalet değiştiriyor; bu da yetmiyor, üzerine kahve döküldü diye tazminat davası açıyor.

dahiyane fikirleri ile televizyona çıkıyor, calvin klein'e manken oluyor. gün geliyor üzerine kitap koymalık kahve masası fikrini buluyor, yeri geliyor kumsal kokusu içeren parfüm olmalı diyor! aslında kramer'in yaşadıkları ve yaşattıkları saymakla bitmez; bitmiyor da! daha size numarası değiştiği için telefonuna gelen sinema rezervasyonu temalı müşteri aramalarını üşenmeden cevaplayan, hatta bunu işiymiş gibi kabul edip profesyonel çalışan bir adam olduğundan da bahsetmedim üstelik.

gittiği maçta kendisini tanımayan bir şahsa sadece yüzünün hatlarını göstererek kendini tanıtabileceğini umacak kadar da umut dolu bir kişiliktir. diyorum ya, asla ve asla saymakla bitmez bu adamın vukuatları. bu arada esinlenildiği karakter larry david'in komşusu kenny kramer'dır.

ve hayatımda gördüğüm en güzel ve çekici kadın elaine benes!

julia louis dreyfus'un hayatı boyunca tutan ve sevilen tek karakteri belki de. jerry seinfeld'in eski kırığı; kimi zamanlar en az georgie kadar abazan olan, kimi zamanda nbc'nin patronunu bile baştan çıkaracak kadar vahşi bir kadın. çok dürüst ama hep kaybediyor. aslında george'un bir üst versiyonu ve en az onun kadar loser.

diğer karakterlerle ilişkisine baktığımızda başlangıçta jerry ile açık ara müthiş bir samimiyeti olsa da zamanla kramer ve george ile de kanka olmuştur. yine de onun gözünde kramer hep avanak ve dikkate değer görülmeyen biridir. elaine aslında dizinin ilk bölümünde yoktur; hatta projede yeri bile yoktur, ta ki nbc patronu "hiçbir şey hakkında bir dizi çekeceğiz dediniz, kabul ettik de bokunu çıkarmayın beyler" deyince kadroya dahil edilmiştir.

seinfeld'ın kült sahnelerinde hep bu karakter vardır; yeri gelir o efsane dansıyla bizleri büyüler, yeri gelir "stella!" diyerek hepimizi yerlere yatırır. karakteri oynayan julia louis dreyfus ise elaine'in aksine son derece zengin ve biz dünyalıların tabiriyle winner'dır.

seinfeld bu dört karakterden de fazladır esasen. newman, soup nazi, susan ross, babu gibi mükemmel karakterleri vardır.

zannımca en iyi sezonları ikinci ve dördüncü sezonlar

en vasat sezonu ise hiç kuşkusuz yedinci sezon. fırtına gibi başlayan yedinci sezon daha sonra gitgide vasatlaşmıştı. yedinci sezon, larry david ile jerry seinfeld'ın arasının açıldığı sezon; zaten sekizinci sezon da larry david'in olmadığı tek sezon.

en sevdiğim bölümleri ise the parking garage, the contest, the revenge, the secret code ve the phone message. aslında böyle sınırlandırmak anlamsız ama bir çırpıda aklıma gelen ilk beşi bu. yedinci sezona ait bir bölüm olan the secret code'da türkiye'nin adı pek de hoş olmayan bir biçimde geçiyordu; meraklısı açıp bakabilir.

sekizinci sezonu yayımlanırken 30 saniyelik reklamı 575.000 dolar, bir dakikası ise 1 milyonun üzerinde olan; final bölümü amerika'da 76 milyon izleyici çekerken %58 rating toplayan, 3 altın küre ödülüne sahip olup da ana karakter giriş çıkışı olmadan 9 sezon boyunca seviyeyi bir an bile aşağı indirmeyen bir dizi seinfeld.

son olarak saçma biçimde her outro'da gözüme çarpan isimleri de teşekkür niyetine yazayım:
(bkz: larry david)
(bkz: george shapiro)
(bkz: larry charles)
(bkz: alec berg)