Saç Dökülmesini Yavaşlatmanın Yolları
sektörün milyar dolarlık "mucize şampuan" yalanlarını bir kenara bırakırsak, altında yatan mekanizmayı anladığınızda süreci yavaşlatabileceğiniz veya elinizdeki kartları en iyi şekilde oynayabileceğiniz bir biyolojik süreçtir saç dökülmesi.
baştan anlaşalım: genetiğinizde agresif bir kellik kodu varsa (norwood 6-7'ye giden), aşağıda yazacaklarım sizi kurtarmayabilir. genetik, namludaki mermidir; yaşam tarzı ise tetiği çeken parmaktır. amacımız o parmağı tetikten mümkün olduğunca uzak tutmak.
dermatoloji makalelerinde sabahlamış biri olarak, "kaderim bu" demeden önce bilmeniz gereken 4 acı gerçeği yazıyorum.
1. "kireçlenme" teorisini (scalp tension) es geçmeyin
erkek tipi dökülmede (aga) baş suçlu dht hormonudur, evet. ama dht'nin neden sadece tepedeki saçlara saldırdığı sorusu önemlidir. cevaplardan biri: kafa derisi gerginliği ve fibrozis.
tepemizdeki deri gerginleştikçe kan akışı azalır, doku oksijensiz kalır. vücut savunma mekanizması olarak orayı sertleştirir (kireçlenme). kanlanmanın azaldığı, zeminin betonlaştığı yerde dht saç köküne daha kolay zarar verir.
yani; kafa derisine düzenli masaj yapıp o deriyi "yumuşak" tutmak, dökülmeyi durdurmasa bile ilaçların ve besinlerin köke ulaşması için yolu açar. beton dökülmüş tarlada ekin bitmez.
2. şampuanlar tedavi etmez, temizler
kafeinli, sarımsaklı, yılan yağlı şampuanlar... üzgünüm ama çoğu pazarlama. şampuanın deride kalma süresi 30 saniye. hiçbir aktif madde bu sürede foliküle inip genetik dökülmeyi tek başına durduramaz. şampuanı sadece saç derisindeki yağı (sebumu) temizlemek için kullanın. "şampuan değiştirdim saçım çıktı" diyen, muhtemelen mevsimsel dökülme yaşıyordur. genetik dökülme şampuanla durmaz.
3. insülin direnci süreci hızlandırır
"şekerle ne alakası var?" demeyin. yüksek kan şekeri ve insülin direnci, vücuttaki genel inflamasyonu artırır. bu da saç köklerinin strese girmesini kolaylaştırır. insülin direnci olan bireylerde kelliğin daha hızlı ilerlediğine dair çalışmalar var. genetiğinizde kellik varsa, bir de üzerine kötü beslenip insülin havuzunda yüzüyorsanız, süreci "fast forward"a almış oluyorsunuz. yangına körükle gitmeyin.
4. cildi "kandırarak" destek olmak (mikro hasar)
dermaroller/dermastamp gibi iğneleme yöntemleri, tek başına mucize yaratmasa da en mantıklı "destek" tedavisidir. mantığı şudur: deride minik delikler açarak vücudun "yaralanma iyileştirme" (wound healing) mekanizmasını tetiklersiniz. oraya kan ve büyüme faktörleri hücum eder. eğer minoxidil gibi tedaviler kullanıyorsanız, emilimi 5-10 kat artırır. yani tek başına gol atamasa da, gol atacak oyuncuya (ilaçlara) harika asist yapar.
özetle
saç dökülmesi multifaktöriyel bir savaştır. sadece tek bir hapla ya da otla çözülmez.
• masajla kan akışını destekle.
• şekeri kesip metabolik stresi azalt.
• bilimsel tedavileri reddetme.
bunları yapmanıza rağmen dökülüyorsa, o zaman genetik patronun kim olduğunu gösteriyor demektir. o noktada başka neler yapılabilir ayrı bir yazı derleyip yazmaya çalışacağım