FELSEFE 29 Nisan 2026
811 OKUNMA     12 PAYLAŞIM

Romalı Filozof Musonius Rufus'tan, Bugünkü İnternet Faturanızın Hakkını Verecek Nefis Alıntılar

Söyledikleri ancak öğrencilerinin derlemesi sayesinde günümüze ulaşan Rufus'un cümleleri, internet faturanızın bugünkü payını karşılayacak kalibrede.

musonius rufus... en çok epiktetos'un hocası olarak bilinen ms. 1. yüzyılda yaşamış romalı stoacı filozof.

yazılı bir eseri yoktur, bir eser kaleme almamıştır, belki bu yüzden yeteri kadar ünlenmemiştir, ancak öğrencilerinin derlediği birkaç metin günümüze ulaşmıştır. bu metinler türkçe olarak da çizgi yayınlarından "marcious rufus'tan kalanlar" ismiyle ince bir kitap olarak yayınlanmıştır.

ancak bu kitap ince, yani kendisinden kalan metinler az olmasına rağmen, rufus bu metinlerde hemen hemen tüm önemli konulara değinir, ve görüşlerini söyler. düşünceleri çok net ve keskindir. gündelik konular hakkında yorumları dikkat çekicidir, örneğin "evlilik şart mı yoksa bekar mı kalmalıyız, tek çocuk mu yapmalı yoksa kardeşini de yapmalı mıyız, ana babaya kayıtsız itaat etmeli miyiz, cinsellik nasıl yaşanmalı, yaşlılığımızı nasıl geçirmeliyiz, felsefe nasıl olmalı" gibi bugün de anlamını koruyan sorulara cevaplar vermiştir. düşünceleri dönemine göre çok ileridir, kadın ve erkek eşitliğini savunduğu görüşleri ünlüdür. ölçülülüğü, erdemli ve iyi olmayı, aşırıya kaçmamayı, felsefe ile ilgilenmek gerektiğini öğütler. doğaya uygun yaşa, vatanını koru, eşine sadık kal, çocuğunu iyi yetiştir, ona kardeş ve iyi bir eğitim ver der.

öte yandan ne ilginçtir ki, konuşmaları okunduğunda 2 bin yıl önceki toplumun aslında bugünden pek de farklı olmadığı, aslında insanların pek de değişmediği açıkca ortaya çıkmaktadır.

bu kitaptan derlediğim kendisinin bazı sözleri şöyle:

konuşmalar

- felsefenin yararı olabilmesi için sözler yetmez, onlarla uyumlu ve onları sağlamlaştıran eylemler de olmalıdır.

- bizi hata yapmaktan alıkoyan tek şey erdemdir.

- ölüm ve sıkıntı, kötü olduğuna inanıldığı takdirde insan dengesizleştiren ve korkaklaştıran şeylerdir. oysa onların kötü olmadıklarını öğreten yalnızca felsefedir.

- konuşan kişi düşündüğünü söyleyemiyorsa bu kölecedir; zira kişi nerede ve ne zaman olursa olsun, herkesin önünde ne düşünüyorsa onu söylemelidir.

- iyi olmak herkese uygun olduğu için bazılarımız gerçekten iyi olduğunu sanarak kendini kandırır, ötekiler ise iyi olmadığını kabul etmekten utanır.

-bir kadın ölçülü olmalıdır: şehvete boyun eğmemeli, ölçüsüz hazları dizginlemek için uğraşmalı ve arzularının kölesi olmamalıdır; ayrıca kavgadan, gösterişten ve kibirden de uzak durmalıdır. bunlar aklı başında olan kadında bulunur.

- kuşkusuz aşırılıktan kaçınmak, eşitliği övmek, iyilik yapmayı istemek ve kötülük yapmaktan kaçınmak insan olmaktır.

- insanların çoğuna korkunç görünen şeylerin korkutucu olduklarını fark etmekle kalıp, bunlardan korkmamak için uğraşmazsak cesur olabilir miyiz?

- felsefeden gerçekten bir yarar sağlamayı umuyorsak, öğrendiklerimize uygun şekilde, her bir erdem üzerine ayrı ayrı alıştırma yapmalıyız.

- ruha özgü alıştırma, her şeyden önce görünüşte iyi olanların aslında iyi olmadığına ve görünüşte kötü olanların da gerçekten kötü olmadığına dair kanıtlara sahip olmayı içerir; ayrıca gerçekten iyi olan şeyleri tanımayı ve onları iyi olmayanlardan ayırmak için uğraşmayı da kapsar.

- filozof olmaya uğraşan kişi, hazza kapılmamaya, sıkıntılardan sanmamaya, yaşama bağlanmamaya, ölümden korkmamaya ve mal ya da para söz konusu olduğunda da almayı vermeye üstün tutmamaya alışmalıdır.

- acıya dayanıklı olan hayvanları düşündüğümüzde, kendimizi sıkıntıya kaptırmanın ne kadar utanç verici olduğunu fark edebiliriz.

- biz insanların, tüm iyileri sıkıntıyla elde ettiğimizi ve sıkıntıya katlanmak istemeyenlerin hiçbir şeye layık olmadıklarını söylüyorum.

- felsefe insana hazzın ve açgözlülüğün üstesinden gelmeyi, aza kanaat etmeyi ve aşırılıktan kaçınmayı öğretir. saygı duymaya ve çenesini tutmaya alıştırır; düzen, disiplin, edep, nezaket gibi bütünüyle uygun olan eylemlere ve tutumlara yol açar.

- iyi şeyleri aramaktan alıkoyup kişiyi sürekli oyalayan yakınlara ve dostlara sahip olmak istenecek şey midir?

- ısırığa ısırıkla karşılık vermek yani kötülüğe nasıl karşılık vereceğini düşünmek vahşiliktir, insana yakışmaz.

- asil, çalışkan ve zeki insanlar, nerede olurlarsa olsunlar kendilerini geliştirirler ve hiçbir şeyden yoksun kalmazlar. aslında gevşeklikle dolu bir yaşam istemediğimiz sürece pek çok şeye de ihtiyacımız olmaz.

- hem tanrılar hem de adil insanlar haksızlığa uğrayan bizim gibi insanlardan nefret etmezler, aksine bizi gözetilmeye layık bulurlar.

- asil olandan bihaber ya da utanç verici olan konusunda gerçekten bilgisiz olanlar, itibarlarına da düşkünlerse, kendilerine yönelen her bakışı, gülüşü, alayı ya da tokadı aşağılayıcı sayarlar. fakat aklı başında ve makul olan insan, bir filozofun da yapacağı gibi, bu gibi şeylerden rahatsızlık duymaz; utancın aşağılanmaktan değil, aşağılık şekilde davranmaktan kaynaklandığını bilir.

- iyi öğretmenler çok fazla sözcüğe ihtiyaç duymazlar.

- eğer doğaya uygun şeyler varsa, evlilik kesinlikle bunlardan biridir. hangi erkek, kendini adamış bir kadının yakınlığını bir dostundan görebilir?

- yeryüzü ona özen gösterenlere en güzel ve en adil karşılığı sunar; aldığını fazlasıyla geri verir. yaşam için gerekli olan her şeyi, çalışmaya istekli olan insanın onurunu kırmadan ve onu utandırmadan ziyadesiyle verir.

- sofistler gibi şehirde boş boş oturmaktansa köyde yaşamak değil midir insana uygun olan?

- tüm ilişkiler içerisinde yasaya en aykırı olanı zinadır ve erkekler arasında yaşanan ilişkiler zinadan da beterdir, zira bunlar doğaya aykırı birer aşırılıktır. kadınlarla kurulan cinsel ilişki zina değilse bile, yasaya aykırı ve utanç vericidir; kişinin ölçüsüz olduğunu gösterir. ölçülü birinin ne bir metresi ne de özgür bir kadınla evlilik dışı bir ilişkisi olur, hatta o, kendi kölesiyle bile birlikte olmaz.

- evliliğin başlıca amacının birlikte yaşamak ve çocuk sahibi olmaktır. karı ve koca ortak bir yaşam kurmalı ve çocuk yapmak için bir araya gelmelidir; ayrıca her şey onlar arasında ortak olmalı ve kendilerine ait hiçbir şeyleri (buna bedenleri bile dahildir) bulunmamalıdır. böyle bir birlikten doğan insan hiç kuşkusuz muhteşemdir. her şeyden önce evlilik hastalıkta ve sağlıkta yani her durumda karı ve kocanın birbirini gözetmesidir.

- ölçülü ve adil olmaya yatkın olan, yani erdeme doğal bir eğilimi bulunan ruhlar, evliliğe en uygun olanlardır. zaten uyum yoksa iyi bir evlilik mümkün olabilir mi? böyle bir birliktelik hiç asil olabilir mi?

- herkesin kendi çıkarını gözetmesi gerektiğini söylüyorsan, insanın bir kurttan ya da doğasında şiddet ve yağmacılık bulunan vahşi bir hayvandan farklı olmadığını düşünüyorsun demektir.

- her insanın kendi devletini düşünmesi ve evini koruması gerektiğini söylüyorum.

- aklı başında hiçbir ebeveyn, evladının kendisine duyduğu sevginin eşine duyacağından fazla düşünmez.

- çok çocuklu bir aileden yansıyan manzara ne de muhteşemdir! tanrılar şerefine düzenlenmiş hiçbir alay, kutsal bir görevin yerine getirildiği hiçbir tören, ebeveynlerinin gözetiminde onların peşi sıra şehirde yürüyen bir çocuk korosundan daha izlenilir değildir. bu manzaradan daha güzel ne olabilir? bu ebeveynler bir de iyi insanlarsa, onlardan daha fazla öyküneceğimiz biri olabilir mi?

- "bana en korkunç gelen şey, hali vakti yerinde ve hatta zengin olduğu için yoksulluğu bir bahane olarak kullanmasına gerek olmayan insanların, [büyük çocukları daha fazla] mirasa konup refah içinde yaşasın diye küçüklere bakmak istememeleridir. [büyük çocuklar] babalarının mirasından daha çok pay alabilmek için kardeşlerden mahrum kalırlar; ne yazık ki sahip olunan şey arasında en iyi olanın kardeş olduğunu da asla öğrenemezler. bir kardeşi ne iyi bir dostla ne de yardımı dokunan diğer insanlarla kıyaslayabilirsiniz. bu yüzden çocuklarımıza mal mülk yerine kardeşler bırakmaya alışmalıyız, zira en yüce miras budur.

- kötü, haksız ya da utanç verici şeyler yapmasını buyuran ister babası, ister efendisi isterse tabi olduğu bir zorba olsun, bir kişi kötü ve haksız davranmadıkça, itaatsizlik yapmış sayılmaz.

- insan doğası gereği haz peşinde koşmak için yaratılmamıştır. zaten atlar, köpekler, inekler ve bunlar gibi insandan aşağı olan hayvanlar da haz peşinde koşmak için yaratılmamışlardır.

- zenginliğin acısız ve kötülükten uzak bir yaşam sağladığını düşünen biri yanılır; kuşkusuz zenginlik yemekten, içmekten, sevişmekten ve bunun gibi şeylerden haz duymayı sağlar, ancak o insanı tatmin etmediği gibi acıdan da kederden de kurtarmaz. bunun için nice zenginin ne kadar acı çektiğini, ne kadar üzülüp kederlendiğini düşünmeniz yeterli. o halde zenginlik, yaşlılıktan koruyan sağlam bir kalkan değildir.

- ne ellerini ne de gözlerini yemeklerden ayıramayanlar, gördüğü yiyecekleri midelerine indirmek için sabırsızlananlar, insandan çok domuzlara ya da köpeklere benzerler. yemenin amacı haz almaktan ziyade hayatta kalmak olmalıdır.

- gösterişli bir yaşam sürmektense pek çok insana yardım etmek daha fazla övülmez mi? tahtaya ya da taşa para saçmak yerine insanlar için para harcamak daha asil bir şey değil mi? büyük bir eve sahip olmaktansa, asil eylemlerimiz ile kurduğumuz dostluklar daha değerli değil mi?

- haksızlık yapmadan pek çok şeye sahip olan kimse yoktur.

fragmanlar

- "bugünü son günümüz gibi görmedikçe mümkün değildir güzel yaşamak."

- [asıl zayıflık] kendini hazza kaptırmaktır.

- "doğru olana dört elle sarılmayı isterseniz önünüze çıkacak engellerden çekinmeyin, yaşamınız boyunca karşılaştığınız onca şeyi istememiş olsanız da, olması gereken [şeylerin] bunlar olduğunu düşünün."

- "kendinize saygı duyun önce, hak edersiniz herkesin saygısını böylece."

- gerçekten zengin olan kişi, ne olursa olsun hiçbir şey istememesi gerektiğini öğrenen [bilge] insandır.

- tutkuları tarafından ele geçirilmiş birine hiçbir uyarı ya da tavsiye işlemez.

- sadece bize bağlı olanlarla ilgilenmeli vevbize bağlı olmayanları evrene bırakmalıyız.

-karşılaştığı her düşmanı alt etmezse, başkaları tarafından hor görüleceğini sanmak, son derece aşağılık ve akılsız olan kişinin özelliğidir.

- evrenin doğası nasılsa öyledir ve hep öyle kalacaktır, var olanların şu an olduklarından başka türlü olmaları olanaksızdır. kaçınılmaz olanı kabullenmeye ikna olan kişi, ölçülü ve uyumlu bir yaşam sürdürür.

- en büyük hayranlık sözcüklerden ziyade sessizlik getirir. iyi bir filozof konuşmasını bitirdiğinde coşku, alkış ve methiyeler değil sessizlik oluyor ve dinleyenler düşünceye dalıyorsa, o konuşma başarılı olmuş demektir.

- güzel şeyler başarmak için katlanmalıysa sıkıntıya, sıkıntı hemen geçer, oysa bakidir güzel olan; haz peşinde koşmak yol açarsa utanca, haz hemen biter oysa utanç bitmez asla.