Roma İmparatorluğu'nun Ancak Sanayi Devrimi'nde Hatırlanan Vizyoner Su Taşıma Sistemi
antik roma şehri o kadar büyük bir metropoldü ki, m.s. 1. ve 2. yüzyıllarda nüfusunun 1 milyona yaklaştığı söylenir. 8. yüzyılda çin'deki xi'an ve 9. yüzyılda ırak'taki bağdat bu sayıya yaklaşmış olsa da, batı'da ancak londra sanayi devrimi'nin de etkisiyle 19. yüzyıl başlarında bu sayıya tekrar ulaşabilmiştir.
roma, akdeniz havzasının, kuzey afrika'nın ve orta doğu'nun ticaret yolları roma'da kesişiyordu. şehir her dilden, dinden ve ırktan insanın bir arada yaşadığı kozmopolit bir yapıya sahipti. ekonomik, siyasi, kültürel ve ticari açıdan çekim merkezi olması nedeniyle tarihteki ilk metropol örneklerinden biridir.
bu büyüklükteki bir nüfusu desteklemek için, şehre her gün milyonlarca litre temiz su taşıyan su kemerleri (aqueduct), devasa bir kanalizasyon sistemi ('cloaca maxima', kelime anlamıyla 'en büyük lağım') ve katlı apartmanlar (insula) bulunuyordu. roma'nın yıkılışından sonra hijyen alanındaki ilerlemeleri orta çağ'da unutuldu.
londra'da kanalizasyon atıklarının thames nehri'ne kontrolsüzce dökülmesi, 1858 yılında büyük koku (the great stink) olarak bilinen krize yol açtı. şehirden yayılan muazzam kokuya ek olarak, çok yüksek ölüm oranlarına sahip çeşitli kolera salgınları da yaşanmıştı. bunlardan birinde, hayatını salgın hastalıklar üzerine çalışmaya adamış ingiliz doktor john snow (o aklınıza ilk gelen kişi değil. bu seferki gerçek hayattan bir kahraman, anestezi ve tıbbi hijyenin geliştirilmesine öncü ingiliz hekim, modern epidemiyolojinin ve mikrop teorisinin kurucularından) ve sonrasında louis pasteur, koleranın atık suyla kirlenmiş içme suyundan kaynaklandığı sonucuna vardı. şehir kokudan yaşanmaz hale gelince mühendis joseph bazalgette, roma'nın cloaca maxima mantığına dayanan ancak çok daha devasa, yeraltından geçen modern bir kanalizasyon şebekesi tasarladı ve inşa etti.
baron georges-eugène haussmann ve mühendis eugène belgrand, 1850-1870'lerde paris'i baştan yaratırken yüzlerce kilometrelik temiz su boru hatları (su kemerlerinin modern versiyonu) ve devasa bir yeraltı lağım şebekesi kurdu.
özetle
roma'nın yıkılışından sonra temiz suyun ve kanalizasyonun modern, hijyenik ve tüm şehri kapsayacak şekilde borularla ve kanallarla ayrıştırılarak yeniden organize edilmesi de şehirlerin milyonluk nüfusa ulaşması gibi ancak 19. yüzyılda gerçekleşti.
kaynak:
oecd (2015). the metropolitan century: understanding urbanisation and its consequences
jongman, w. m. (2002). "the roman economy: from cities to empire."
hanson, j. w., & ortman, s. g. (2017). "a systematic method for estimating the populations of greek and roman settlements."