SİNEMA 30 Haziran 2026
980 OKUNMA     10 PAYLAŞIM

Quentin Tarantino'nun Fazla Bilinmeyen Olumlu ve Olumsuz Tarafları

Tarantino'nun artıları, onun medyaya çok da yansımayan karanlık taraflarını dengeleyebilir mi sizce?

tarantino'nun rahatsız edici olan taraflarından başlayayım önce, çünkü görmezden gelmek mümkün değil

tarantino, uma thurman’a güvenlik endişelerine rağmen dublör kullandırmayıp hurda bir arabayı sürmeye zorladı. uma hanım, kalıcı boyun ve diz hasarına yol açan ağır bir kaza geçirdi.

tarantino, eski sevgilisi mira sorvino’nun da harvey weinstein tarafından taciz edildiğini bilmesine rağmen, sırf kariyerine zarar gelmesinden korktuğu için sessiz kaldı.

tarantino, 13 yaşındaki bir kız çocuğunu istismar eden roman polanski’yi savundu, çocuğun "parti kızı" olduğunu ve olayın "gerçek bir tecavüz olmadığını" iddia etti.

tarantino, oyuncu paul dano’yu there will be blood filmindeki performansı nedeniyle acımasızca eleştirdi. "dünyanın en zayıf oyuncusu" ve "gördüğüm en ezik performans" gibi ağır ve gereksiz ifadeler kullanarak hollywood'da büyük tepki topladı.

tarantino, filmlerinde aşırı derecede "n-word" kullanması nedeniyle yönetmen spike lee ile yıllarca süren bir düşmanlık yaşadı. ayrıca senaryo danışmanı olduğu ama adının geçmediği crimson tide filminin setinde senaryodaki ırkçı diyaloglar nedeniyle denzel washington ile sette ciddi bir sözlü kavgaya tutuştu.

tarantino, filistin konusunda tamamen açık ve net bir şekilde israil yanlısı ve siyonist bir tutum sergiledi. israil askeri üstündeki savaş uçaklarının önünde askerlerle bir araya gelip onlarla fotoğraf çekti.

şimdi diğer tarantino'ya bakalım, sinema hakkında tutku dolu adama

wong kar-wai'nin chungking express'ini ilk izlediğinde kendini tutamayıp ağladı. bunu duymak, o sert kabuğun altında her şeye rağmen bir seyircinin yaşadığını hatırlatır bana.

annesinin yalnız büyüttüğü bir çocuktu. liseyi bıraktıktan sonra girdiği video mağazası ona film okulu olmadı sadece… o mağaza, geniş bir özgürlük alanı oldu. okuldaki dersler yerine kendi merakının peşinden giderek b filmlerini, japon yakuza sinemasını, italyan spagetti westernlerini, hong kong dövüş filmlerini içselleştirdi.

reservoir dogs’da bir soygunu göstermeden o soygunun anlatısını kurdu. zamanı kırdı, parçaladı, yeniden birleştirdi. banyo sahnesi tek başına bir ders niteliğindedir. özel efekt yok, yalnızca kurgu, ışık ve araya girme. kamera mr. orange'ın etrafında dönerken anlatının zaman düzlemi de kaydı, geçmiş ile şimdi tek çerçevede yan yana geldi.

pulp fiction’da üç hikayeyi kronolojik sırayla değil, aralarındaki ahlaki ve duygusal bağlantıları öne çıkaran bir düzenle sundu. seyirciyi bilinçli olarak tamamlanmamış bir yapbozun içine bıraktı ve o yapbozun parçalarını birleştirme zevkini izleyiciye devretti.

şiddet tarantino'da başlı başına bir dil oldu her zaman. perdede kanı bekleyip gözünü kapayamayan seyirci, o gerilimde hem suç ortağına hem kurbana dönüştü. bu rahatsızlık kasıtlıydı; seyirciyi koltukta kolay bırakmama, ona bakışının hesabını verdirme çabası.

tarantino dijital sinema ve kameralardan, zincir sinema salonlarından, paparazzilerden, politik doğruculuk ve sansürden nefret eder.

tarantino ayak sever.

tarantino, rose mcgowan’ın jawbreaker'da ayak parmaklarını boyadığı sahneye bakarak mastürbasyon yaptığını anlattı.

tarantino, from dusk till dawn’da sırf salma hayek'in canlandırdığı karakterin ayağından içki içebilmek için senaryoya özel bir sahne ekledi.

tarantino 2019’dan beri film yapmıyor

tarantino, sanatında hesap veren ama hayatında o hesabı tutmayı çoğu zaman reddeden biridir. perdede zaman ve ahlakı parçalayıp yeniden kurmayı seven adam, gerçek hayatta ahlaki parçalanmayı pek de rahatsız edici bulmaz.

sanatını geniş kitlelere sevdirdi. ama kendisini sevmek için her zaman daha fazlasına ihtiyacımız oldu.