İLİŞKİLER 7 Ocak 2026
4,9b OKUNMA     8 PAYLAŞIM

Misafirliğe Gidip Gelmeler Neden Eski Zamanlara Göre Azaldı?

Ev oturmaları, birbirine gidip gelmeler sanki geçmişe oranla bayağı bir azaldı gibi... Peki neden?

bence eskiden de kimse misafir sevmiyordu

biz küçüktük, teknoloji dardı. yapıcak şey azdı. canımız sıkılırdı. enerji fazlalığımızla gelen kişiye göre kısmen seviniyor, bi b*ktan anlamadığımız için insanlar da bu durumdan memnun sanıyorduk. halbuki bütün kadınlar derin bir öffff ile çay koyuyor, meyve çıkartıyordu. erkekler şimdi de böyle seyleri çok takmaz, oturur sohbet eder önlerine ikram gelmesini bekler boş boş dururlar. ama bunları sağlayan o kadınların gerginliklerini, asık suratlarını, yalandan ay ne iyi ettiniz geldiniz diye sevinçliymiş gibi konuşmalarının ardındaki bıkkınlığı ben gayet net hatırlıyorum. insanoğlu hep aynı...

eskiden misafirlik sosyal bir ritüeldi, şimdi ise çoğu insan için zihinsel bir yük

psikolojik açıdan bakınca bunun temelinde sınır ihtiyacının artması var. modern hayat zaten yeterince uyarıcıyla doluyken, eve gelen misafir “dinlenme alanı” olarak görülen mekânı da işgal eder hâle geliyor. insan evinde kontrolü elinde tutmak ister; ne zaman susacağını, ne zaman uzanacağını, neyle meşgul olacağını bilmek ister. misafir bu düzeni bozar.

bir diğer neden de sosyal performans yorgunluğu. misafir ağırlamak sadece kapıyı açmak değildir; ilgili görünmek, sohbeti sürdürmek, ikram düşünmek, hal hatır sormak gibi görünmez görevleri vardır. özellikle gün içinde zaten yeterince “rol yapan” insanlar için bu ekstra bir mesai gibidir. bu yüzden misafir gelmeden önce başlayan huzursuzluk, gittikten sonra gelen rahatlama çok yaygındır.

bir de yalnızlığa alışma meselesi var. insanlar artık yalnızken suçluluk duymuyor, hatta yalnızlığı bir ihtiyaç olarak görüyor. bu da misafiri keyif değil, bölünme olarak algılatıyor. kimse kimseyi sevmediğinden değil; sadece herkes kendi sessizliğini daha kıymetli buluyor. misafirlik azaldı çünkü insanlar nihayet “yoruldum” demeyi öğrenmeye başladı.

insanlar artık zamanlarını telefonlarında, tabletlerinde, televizyonlarında veya bilgisayarlarında geçirebiliyor

can sıkıntısı yok oldu, aslında misafirliğin en güzel olayı, evde kös kös otururken, bir anda insanların gelmesi ve evin farklı bir havaya bürünmesi. fakat eşyalar, size insanlarla muhabbet etmekten daha fazla dopamin salgılattığında, misafirlik, insan sevmemek gibi terimler de ayyuka çıkıyor. çok uzun süreli bir elektrik kesintisi yaşandığında, insanlar bir süre sonra eski hallerine geri döner ve misafirlik yine moda olurdu.

ben misafiri çok seven bir insandım

3-4 çeşitli tabaklar hazırlayayım, evimi tertemiz yapayım, arkadaşlarımı çağırayım gelsinler isterdim. üşenmezdim, her hafta olsa zor gelmezdi. ikramda bulunmayı yedirip içirmeyi çok severdim. ta ki;

evime çağırdığım arkadaşlarımın başka birilerine/birbirlerine giderken veya birlikte dışarı çıkarken beni çağırmadıklarını fark edene kadar,

sürekli benim evimde toplanılıp kimsenin beni evine çağırmadığını fark edene kadar,

evime gelip çok samimi bir arkadaşmışız gibi davrananların arkamdan çok başka şeyler çevirdiklerini görene kadar,

insanların davetsiz eve gelmemeyi, kendi alanı ve sınırları olan birine saygı duymayı bilmediğini görene kadar,

samimiyeti evine oturmaya geldiğin birinin yatak odasına kadar girip kontrol etmek zannettiğini görene kadar.

bir de şunu eklemek istiyorum; sıfırdan geldiğim şehirde, girdiğim bir ortamda bile görüyorum ki eskiden olduğu gibi ben kimseyi bir yere davet etmedikçe, buluşalım görüşelim demedikçe kimse de beni çağırmıyor; ilk adımı hep benim atmam gerekiyor. ama ben artık değiştim, hayatımda hiç insan kalmasa bile ilk çağıran, davet eden ben değilim artık.

iyi niyetli, gördüğü her boku kıskanıp gözü kalmayan, hep kendini anlatmayıp karşıdakini de dinleyebilen tatlı insanlar vardı da biz mi güzel bir gün tabağı hazırlayıp misafir etmedik shsjsj

Final notu

misafir odaları da giderek azalıyor. çünkü kendimizi göstermek için başkalarının evimize kadar gelmesine gerek yok.