SİYASET 8 Ocak 2026
2,3b OKUNMA     9 PAYLAŞIM

Minneapolis'te Bir Kadının Öldürülmesiyle Tepkilerin Odağında Olan ICE Neyin Nesidir?

Minneapolis’te bir kadının ICE ajanları tarafından vurularak öldürülmesi, ABD'de uzun süredir tartışma konusu olan bu göçmenlik kurumunu yeniden gündemin merkezine taşıdı.


Öncelikle olay kısaca şöyle

abd’de ice (immigration and customs enforcement – göçmenlik ve gümrük muhafaza) tarafından minneapolis’te düzenlenen bir operasyon, kamuoyunu ayağa kaldıran bir ölüme sahne oldu. 37 yaşındaki bir kadın, ice ajanlarının müdahalesi sırasında aracının içinde vurularak hayatını kaybetti. yetkililer olayı “kendini savunma” olarak tanımlasa da, tanık ifadeleri ve yayılan görüntüler kadının tehdit oluşturmadığını düşündürüyor.


Peki kimdir bu ICE?

bilmeyenler için olayın arka planını ve ice birimini anlatayım. böylece giderek tırmanan olayların yorumlanması daha kolay olur.

olayların temelinde trump ve cumhuriyetçilerin göçmen karşıtlığı var. 2017'de trump'ın 7 ülkeyi yasaklaması da büyük yankı uyandırmış ama yüksek mahkeme kısa sürede bu kararı bozmuştu.

yine o zamanlarda meksika üzerinden gelen kaçak göçmenler için abd-meksika sınır duvarı projesini duyurmuştu. 1990'larda yapılan duvarın yenileme ve büyütme işine başladılar yani.

trump ve cumhuriyetçiler göçmen konusunda oldukça takık yani. kaçak göçmenlerin suça yatkınlığnıın yüksek olduğunu ve kaçak çalışmaları sebebiyle amerkalı insanların işsiz kaldığını öne sürüyorlar. bu haliyle de bizim halen yaşamakta olduğumuz güney sınırından gelen kaçak suri, paki, afgan göçmen sorunumuza benziyor. ekşideki türkiye sığınmacı sorununu nasıl çözer gibi başlıklar harici pek çok geleneksel ve sosyal medyada da sürekli tartışılan konu.

amerikada ice (united states ımmigration and customs enforcement -
amerika birleşik devletleri göçmenlik ve gümrük muhafaza) tee 2003'te kurulmuş federal bir birim. trump da bu kaçak göçmenleri yakalayıp ülkeden atacağız ve bir daha girmemelerini sağlayacağız diyerek ice'ın etkinliğini ciddi oranda arttırdı.


öte yandan türkiye'deki göçmen sorunu ile amerika'daki göçmen sorunu biraz farklı. amerika kurulduğundan beridir göçmen alan ve bir amerika vatanına çeviren bir ülke. sylvester stallone ülkeye göçmen olarak gelmiş birisi. arnold schwarzenegger ise genç yaşta göçmen olarak gelmiş, bir ara kaçak durumuna düşmüş ve 1983'te amerikan vatandaşlığı almış bir ünlü. yani abd kaçak yollarla gelen pek çok kişyi vatandaşı yapmış bir ülke. haliyle de göçmenlerin amerikan kültürü ve mirasının bir parçası olarak gören kişi sayısı çok fazla. bizde ise göçmenlik, çevre ülkelerde yaşayan türklerin belli yıllarda ülkemize kabul edilmesi üzerine süregelmiş daha çok.

amerikanın eyalet sistemini de bunun üzerine eklememiz gerekiyor. tüm eyalerler federal devlete bağlı ama kendi yasaları, yargıları ve güvenlik birimleri var. bazı eyaletlerde belli grupların yoğunlaşması da çok doğal bir durum. seçimlerle de kendilerini yönetecekleri seçiyorlar. sonuç olarak da ortaya demokratların ve cumhuriyetçilerin kaleleri olan eyaletler çıkıyor.

olay da bu siyasi ve toplumsal yapı sonucu çıktı zaten. trump ice biriminin aktifliğini azamiye çekip kaçak göçmenleri bulup sınır dışı etmeleri, gerekirse yetkilerini kullanmalarını söyledi. cumhuriyetçi eyaletler zaten trump destekçilerinin yoğun olduğu yerler ama yine de karşı çıkanlar da oluyor bu politikaya. demokrat eyaletlerde ise olay daha karışık. trump ve göçmen politikasına karşı olan insan sayısı fazla. eyalet yönetimi de demokrat olduğu için eyalet polisi de desteklemiyor bu göçmen karşıtlığını. bu eyaletlerde kaçak göçmenler daha fazla ve yerel halk tarafından da seviliyor ve korunuyorlar. ice birimleri de daha çok bu eyaletleri hedef alıyor, karşısında kendisine destek vermeyen eyalet polisi ve göçmenleri koruyan ve ice tarafından tutuklamasına izin vermeyen insan güruhları olunca olay ciddi arbedeye ve ölümlü olaylara kadar gidiyor. ice birimleri de trump'çı olduklarından mıdır, yoksa içlerindeki göçmen sevgisizliğinden midir bilinmez daha sert müdahale edip trump'ın verdiği yetkileri sonuna kadar kullanmaktan çekinmiyorlar. ice ne zaman bir göçmen için gelse mahalle sakinleri ice'a tepki gösterip göçmenleri saklıyor ve ice'ı kovmaya çalışıyor. eyalet polisi de ice'a destek vermediği için ice personeli giderek artan dozda güç ve silah kullanmaya başlıyor.

olayın yaşandığı minneapolis, minnesota eyaletinde ve bu eyalet 2000'den beridir demokrat. bu zaten olayların neden bu kadar şiddetli geçtiğin açıklıyor.

bu arada trump'ın mevcut göçmenle mücadele(!) süreci cumhuriyetçi seçmeni de rahatsız etmeye başladı ciddi ciddi. müdahalelerin aşırı sert ve bazen insanlık dışı olduğunu, ice biriminin eski haline dönmesi gerektiğini savunan cumhuriyetçi sayısı giderek artıyor.

trump ise netenyahu kafasında; yeterince sert davranıp kaçak göçmenleri defederse cumhuriyetçilerin mevcut sevgisinin ve taktirinin artacağını, hatta cumhuriyetçilerin oylarının artacağını düşünüyor. kendisini engelleyen yasal sistem olmasa natenyahu'nun gazze'ye yaptığını kaçak göçmenlerde denemekten çekinmeyecek bir kafaya sahip adam.