MCU'da Kang'in Hikayesi Avengers Doomsday'e Giden Yolda Nasıl Dr. Doom'a Bağlanacak?
yazıda geçmiş gelecek spoiler var. atlamadan önce bir kez daha düşünün.
şimdi ben "yahu bu filmin bir altyapısı yok. daha thanos avengers filminde gözükmeden bize 2 sene çeşitli filmlerde thanos'u izlettiler." burada zart diye doom'u attılar. şimdi neyin altyapısıyla bu işi yapacaklar diyenlere cevap veriyorum: haklısınız. bazı süperkahraman kanalları gibi doom'a geçmiş altyapı sağlayacağım diye ıkınmanın bir anlamı yok. "vaay marvel bunu çok iyi düşünmüş. bize aslında çaktırmadan 20 milyon yıl önce haber vermişler" vs. bunlar tıraş işler.
gerçek şu. normalde bizim villain karakterimiz kangdi, daha doğrusu kanglerdi. bütün bu ağzımıza sıçan multiverse evrenlerin ve farklı zaman dallarının bağlandığı yer kang olacaktı. nereden mi biliyoruz? çok basit. biliyoruz çünkü bunun ilk tanıtımı zaten loki dizisinde yapıldı üstüne de ant-man & wasp quantumania filminde evrenin genişlemesini gördük. bir de üstüne kang konseyinin varlığıyla tanıştık.
bu tva muhabbetleri, evrenlerin bağlayıcı varlıkları, farklı zaman dalları, farklı evrenler, alioth yaratığının mantığı vs. her b*k kang ile alakalıydı ki biz bu kang varyantını loki dizisinde he who remains olarak gördük.
şimdi konunun özü spoilerlı olarak geliyor dikkaaaaaaat
kang dediğimiz karakter normalde bir bilim insanıydı ve 31. yy'da çoklu evrenleri keşfetmişti. sonra sırasıyla diğer kanglerde mevzuyu bulmaya başladılar ve birbirleriyle kanka oldular. bayağı evrenler arası bilim ve teknoloji transferi yapıldı ama bir zaman sonra bazı kang varyantları contayı yakıp evrenleri işgal etmeye başladı ki bunlardan biri zaten antman filminde gördüğümüz kang the conquerer'dı. (aslında bizim meşhur marvel çizgi romanındaki kang) neyse multiverse savaşları çıkıp evrenler birbirini yerken bu he who remains kang'i, nasıl oldu bilinmez bu evrenlerin yarıklarının içinden çıkan alioth adlı yaratığı keşfetti ve üzerinde deneyler yapmaya başladı. onu bir silaha çevirdikten sonra diğer evrenlerdeki kanglerin üzerine sardı ve alayının ağzına sıçmayı başardı. birçok kang varyantı ölürken bazıları sürgün edildi, bazıları da evrenin dışında küçük bir cep evrenine hapsoldular. bu sırada da he who remains olacak olan kang varyantımız temporal loom'u icat etti. bizim mcu'yu oluşturan earth 616'yı ana yapıya koydu. buna da kutsal zaman dilimi adını verdi. amacı ise basitti, multiverselerde başka kanglerin oluşumunu engellemek. bunun içinde tva'yı kurdu. olmaması gereken durumlar yaşanırsa tva olaylara müdahale edip o olayı yaşatan kişiyi gerekirse bütün evreni budayıp yok ediyordu. geri kalanı loki dizisinin anlatımıyla devam ediyor ama şunu söyleyebiliriz. loki ve sylvia (loki varyantı) he who remains'i yok ederlerse multiverseler tekrardan aktifleşecek ve kang varyantları buralarıp bulup tekrardan aktif hale gelecekler. loki finalde he who remains'i yok ediyor ve kendisi temporal loom'u patlatıp bütün zaman dallarını kendi topluyor ve idare ediyordu. yani yeni he who remainsimiz loki oldu. (gos loki) ha ama ne oldu? kanglerde serbest kalmış oldu böylece.
aslında konu buradan yürüyüp aynı thanos gibi 2-3 sene her filmde bize kangleri gösterip konuyu avengers kang dynasty filmine bağlayacaklardı. oradan da mevzu secret wars sonrası battleworld kurulumuna kadar gidecekti işte.
ancak şöyle bir salaklık oldu. kang'i oynayan arkadaş jonathan majors'ın taciz skandalı patlak verdi. şimdi siz şey diyeceğim zannediyorsunuz değil mi? e böyle olunca marvel'da etik değerler gereği jonathan majors'a yol verip bütün mevzuyu değiştirdi.
tabii ki de hayır. aslında bu işin bahanesi oldu. neden? çünkü marvel bütün mevzuyu multiverseler üzerinden kang'a bağlayacağım derken o kadar yarak kürek filmler ve diziler çekti ki millet kang karakterini ciddiye alamadı. peşin peşin söyleyeyim bence jonathan majors gerçekten inanılmaz kang karakterini oynadı. özellikle loki dizisindeki he who remains hali cidden çok sağlam bir oyunculuk barındırıyordu lakin marvel sıçıp batırdı. kang'i parlatabilmeleri için birazcık da sağlam işler çıkartmak lazım değil mi öyle sadece oyunculukla olmaz bu işler. eh işte kang konusu sarpa sarınca da marvel için çok özür diliyorum ama bu taciz davası bulunmaz hint kumaşı haline geldi ve kang karakterini açıkçası çaktırmadan sildiler. bakın jonathan majors demiyorum, kang diyorum. niye mi? çok basit zira kang karakterini başka biri oynayabilirdi ama tutmayan şey jonathan majors değildi, kang'in ta kendisiydi. bu bahaneyle sadece jonathan majors'ı kovmadılar, çaktırmadan da kang'i de tasfiye ettiler. ha bu arada ben tacizi falan savunmuyorum yanlış anlamayın. zaten bu dönemde en kolay olan şey yanlış anlaşılmak. benim anlatmaya çalıştığım şey marvel'ın krizi fırsata çevirmesi oldu.
peki sonunda ne yaptılar? durumu kotarmak için robert downey jr.'ı doom olarak getirdiler ve normalde kangler üzerinden yürüyecek bütün mevzular döndü dolaştı doom'a bağlanmış oldu.
ha burada da süre sıkıntısı vardı. sonuçta kang'i bize birkaç yapımda gösterdiler ama doom'u gösterecek vakit kalmadığı için geçmiş yapımlardan referanslar vererek doom'un altyapısını hazırlamaya çalıştılar. işte size natural gelmeyen kısım da bu ve bunu düşünmekte de sonuna kadar haklısınız zira gerçek bu. bu arada mcu olmayan normal marvelda tek bir battleworld hikayesi yok. ancak doom'un içinde bulunduğu battleworld hikayesinde god of emperor doom mevzusu, doom'un beyondersların güçlerini, molecule man aracılığıyla çalması sayesinde olmuştu. siz hiç bu filmde yok beyondersmış yok molekül adammış falan böyle şeylerin çıkacağına inanıyor musunuz? tabii ki çıkmayacak. neden?
dediğim gibi çünkü bu normalde doom'un hikayesi değil kang'in hikayesi olacaktı
marvel kang karakterinde kendi sıçınca, taciz skandalı üzerine krizi fırsata çevirip bütün mevzuyu doom'a aktardı. aslında doom'a da aktarmadı. direkt olarak robert downey jr.'a bel bağlamış oldu. burada emin olun doom'un hiçbir önemi yok. (aslında doom marvel evreninde benim en beğendiğim en oturaklı villain karakterdir.) burada önemli olan tek şey doom'u kimin oynadığıyla alakalı. (hatta şöyle söyleyeyim. çizgi roman evrenindeki thanos ile mcu'daki thanos zerre birbirine benzemez. mcu'daki aklı selim villain thanos, aslında dümdüz doom'un kendisidir.) (bu arada şunu unutmayın. rdj'in taleplerinden biri de kreatif kontroldür. yani filme direkt olarak senaryosal etki edebiliyor rdj. düşünün ki marvel ne kadar çaresiz kalmış adamı ikna edebilmek için.)
ha allahtan marvel, eski fazında adam akıllı işler yapabilmiş de konu doom'a doğal bir şekilde olmasa da bir şekilde gelebilmiş. daha önceki yazılarımda, mevzudaki gidişatın nasıl olabileceğiyle alakalı az buçuk bir şeyler attım ortaya ki çoğu çıktı zaten.
ha burada ekstra girizgah ne yapabilirim? doctor strange. çizgi romanda doctor strange, doom'un sağ kolu oluyordu battleworld hikayesinde. latveria cadılarına daha önce girdiğim için bir daha girmeyeceğim. onu da filmde yüksek ihtimalle şu şekilde bağlayacaklar. aslında bu multiverse sıçmıklarının oluşmasındaki en etkili kişi doctor strange. doctor strange mevzuya giriş yaptığından beri, evren ve zaman dokusunun affedersiniz ama çükünün keyfine değiştiren bir tip. ancient one bile kendisini uyarmıştı bu konu hakkında. e avengers filminde o, "zibilyar ihtimalden biri" geyiğini yaparak bütün thanos savaşının kaderiyle oynayan kendisi. hatta buna sebep olarak, başka evrenlerden taşları toplayıp başka evrenden bir thanos çekip bütün varyantları birbirine kırdırarak evrenlerin ve zaman dilimlerinin anasını ziken de kendisi. yetmiyormuş gibi iron man'in ölümüne sebep olan, üstüne de captain america'nın geçmişe gidip normalde evli ve çocuklu bir hayat yaşamış peggy carter'ın başka bir genç halini alıp evlenip çocuk yapan ve zaman çizelgesinin içinden geçen de kendisi. ha bir de lokinin normalde ölmesi gerekirken, yine cap üzerinden ilerleyen bir kaçış hikayesine ve mevzunun loki dizisine bağlanması var. buradaki bütün nane aslında doctor strange yüzünden oluyor. ha ama bilerek ama bilmeyerek sonuç değişmiyor anlayacağınız.
doom'un aklı şu şekilde işliyor, en azından fragmanlarda bize böyle anlatılıyor diyeyim. siz evrenin ve zamanın dokusuyla oynayarak belki kendi evreninizi ve sevdiklerinizi kurtardınız ama gerçekliğin de anasını bellediniz. normalde sahip olmamanız gereken hayatlara sahip oldunuz bu sayede ama sizin yüzünüzden belki zibilyarlarca evrendeki insanlar etki-tepki sebebiyle acı çekti. (ki bunlardan biri doom zaten. ailesinin yok olması direkt bu konuyla alakalı.) bıldırki hurmalar gelir götünü tırmalar kardeşim. şimdi hak etmediğiniz hayatları geri iade etme zamanı geldi demeye getiriyor. (işin seksi tarafı da şu. bu etki tepkime olmasaydı bu evrenlerin çoğu da oluşmayacaktı. kaynak götüm değil bu arada loki dizisine kadar gidiyor bu iş.)
yani burada doom hem loki, captain america ve şu an daha hala bilemediğimiz karakterlerden intikam alacak, hem de ölen eşini ve çocuğunu geri getirmeye çalışacak. (belki. bu kısım hala muallak.)
ve bunu önce dost gibi görünüp sonra gerçek emellerini ortaya dökerek düşman şekline bürünüp yapacak amaaaaaaaaaaa...
şimdi burada bir koskoca bir ama var. multiverselerin anasını zükecek kişi doom, bunu artık biliyoruz. bütün evrenlerin parçalarından battleworld'u kuracak kişi de doom, bunu da biliyoruz. hatta bütün karakterler öldükten sonra onları diriltip battleworld'de toplayacak kişi doom, bunu da biliyoruz.
ama bunu neden yapıyor kısmını hala bilmiyoruz. yani normalde marvel çizgi romanında biliyorum neden olduğunu da mcu'daki motivasyon konusunda şüphelerim var. bu basit bir aşk-intikam denklemi mi yoksa doom zaten evrenlerin boku yediğinin farkında olduğu içinde mi evrenleri kendi eliyle yok edip birleştirecek? işte bu kısmı direkt filmde göreceğiz diye düşünüyorum. ikinci ihtimal de olabilir zira multiverseler gerçekten b*ku yediler yani. kim nereye gidiyor, kim nereden geliyor, hangi evren kimler tarafından istila ediliyor, durduk yere hangi evrenler yok oluyor vs. işler çorba oldu ve evrenlerin dokusu hakikaten çürüdü gitti. yani doom sadece basit bir intikam hikayesinin içinde olmayabilir. yani bu da vardır ama klasik doom karakterinin illaki kafasının arkasında çok daha büyük bir planı olacaktır hatta olmalıdır diye düşünüyorum.
şimdi aklıma geldi de bazı eklemeleri de yapalım
şimdi burada çok büyük bir çakallık var. hatta marvel bunu bilerek yapıyor ve alttan gelen hype'ı devamlı yükseltiyor. ha sonunda bu mevzuya ne kadar girerler bilmiyorum ama mevzumuz şu.
iron man ile doom'u sonuçta aynı kişi oynuyor ve finalde bir yerde doom'un suratı zaten gözükecek hatta gözükmesine bile gerek yok. f4 evreninde zaten birçok kişi doom'un gerçek yüzünü biliyor. (yüz derken surat anlamında.) bu kişiler çok yüksek ihtimalle avengers'ın evreninden ve onların thanos ile olan savaşlarından da haberdarlar zira evrenlerin boku yemesinin ana sebeplerinden biri endgame'de bizimkilerin yedikleri naneler. konuyu nereye bağlayacağımı söyleyeyim. bu savaşı ve mevzuyu bilenler yüksek ihtimalle tony stark'ın kim olduğunu ve neye benzediğini de biliyordur. e kardeşim doom ile tony stark'ın bütün vücudu, suratıyla birlikte aynı yapı.
o zaman soru geliyor. marvel bu mevzuyu nereye bağlayacak? zira hikayeleri de ayna evren teorisi gibi bir şey. her şey terse doğru gidiyor.
tony stark, infinity war sonrası normalde ''hadi bir şeyler yapalım. gerekirse evrenin bütün yapısını bozalım ve herkesi geri getirelim.'' kafasında biri değildi. adam evliliğini götürdü, üstüne bir de çocuğunu yaptı ve münzevi bir hayat yaşamaya başladı. yani akışı kabullendi herif. ne zamana kadar? bu geri zekalı avengers üyeleri gelip de adamın kafasını zükene kadar. burada tony stark normalde reddetti durumu ama sonra bir anda zaman yolculuğunun yapılabileceğini fark etti.
yani normalde tony stark'ın böyle bir hevesi yoktu. cap adamın kafasını çükünce işler bu hale geldi ki bu cap zaten niyeyse her yanlış işin altından çıkıyor çok şükür.
e ne oldu? tony stark öldü ama ailesi yaşamaya devam etti. tony evli ve tek bir kızı var. peki konuyu bağlayalım.
doom'da ise süreç tam tersten ilerliyor. bu arada baştan yazayım ki herkes anlasın doom evli ve tek bir erkek çocuğu var. başta doctor strange ve cap olmak üzere avengers ekibi uzay-zaman dokusunun anasını belleyince bütün her şey ufaktan yamulmaya başladı. doom ise bu süreci fark edip kendi evreninin düzenini düzeltmek için aynı tony gibi mecburen çalışmalara başladı ama burada bir kaza yaşandı sebebi bilinmeyen bir şekilde. doom kurtuldu ama eşiyle çocuğu öldü.
yani sanki kader bunları tersten yazmış gibi. ikisinin de ortak noktaları neler? büyük bir problem var ve onu çözmeye zorlanıyorlar. biri çözüp ailesini kurtarıyor ama kendi ölüyor ve böylece aile hayatını yaşamaya devam edemiyor. öbürü de çözemeyip kazaya maruz kalıyor ve kendi kurtulmasına rağmen ailesi ölüyor. böylece o da aile hayatını yaşamaya devam edemiyor.
yani ayna evren dediğim bu. bütün mevzu temelde aynı ama olaylar tersten yaşanıyor. bu evrende doom kötü biri değil. hatta fragmanda sue storm'un dediğine göre aşırı nazik ve insanların problemleriyle de ilgilenen bir tip. tony stark iyi bir insan olarak ölmeyi başarabiliyor zira ailesi hayatta ama doom iyi bir insan olarak ölemiyor zira ailesi ölmüş ve kendi kurtulmuş. bu olaydan sonra da doom contayı yakıp işte multiverseleri yok edip kendi evrenini kurmaya kadar götürecek işi.
ki ana mantık burada. hani tony stark mobius şeridini ters çevir deyip modellemeyi tersten yapınca hesapta zaman makinesini de bulmuş oldu ya. işte mobius şeridinin düz kısmı iron man, ters kısmı ise doom. o yüzden ayna evreni deyip durdum sürekli zira sonuçta aynı şey olacak. ne diyor doom? hepiniz, hak etmediğiniz hayatları yaşadınız. şimdi onların hepsini geri verme zamanı. dedikleri doğru mu? evet. peki ''onlara hak etmedikleri hayatları veren'' kişi kim? tony stark ve onun icat ettiği zaman makinesi. peki ''onların hak etmedikleri hayatı, onların elinden alacak'' kişi kim? doom yani temelde yine rdj, yine tony stark. mobius şeridinin tersi gibi düşünün. veren de geri alan da temelde aynı kişinin ters varyasyonu.
yine ayna evren mantığı işliyor burada. şimdi geldik captain america denen zerzevata hak verdiğim nadir yere ki normalde burada zaten tony haklıydı. neydi o? tony stark dünyanın etrafını kocaman bir maginot hattı gibi bir şeyle kaplamayı düşünüyordu. savunma hatları, zırhlar, duvarlar, yapay zeka sistemli savaşan robotlar (ultron faciası da biraz buradan çıktı ya.) vs. yani güvenliği, özgürlüğe tercih etmişti. cap ise bunun karşısında durdu. dediğim gibi burada tony haklıydı çünkü thanos tehlikesi vardı ama cap'in haklı olduğu nokta da şuydu. ''özgürlük kısıtlansın güvenlik artsın elbet ama bunun sınırı nerede?'' zira kendisi bir savaş gazisi olduğu için savaş zamanlarında sistemin ne kadar acımasızlaşıp uç noktalara gidebileceğini bilen, bizzat yaşamış birisi.
tony burada hiçbir etik ve ahlaki sakınca görmeden ''necessary evil'' olmayı kabullenmişti. yani doom'un bu hale gelmesi sadece onu bağlayan bir konu değil. mevzu büyük eventler olduğunda tony stark'ın da potansiyel olarak doom'dan aşağı kalır yanı yok. e bir de bunun üstüne tony'nin yaşadığı ama ailesinin öldüğü bir evreni hayal edin, ne olurdu acaba?
işte marvel bize burada ''bunu hayal etmenize gerek yok. bizzat canlı kanlı göreceksiniz.'' mesajı vermeye çalışıyor diyebilirim. yani doom burada şayet tony yaşasa ve ailesi ölseydi ne olurdu sorusunun cevabını verecek. zira doom ile tony stark temelde aynı mental duruma sahipler. buradaki tek mevzu ikisini de rdj'in oynaması değil. ikisi de aynı kişi olduğu için onları rdj oynuyor.
ha ama bu konu nasıl bağlanır ya da bağlanır mı, muallak mı bırakılır, biraz girilip çıkılır mı yoksa pas mı geçilir... böyle bitmeyen sorular var. ha illaki bir şekilde girilecek ama ne üzerinden yürüyeceğini kestiremiyorum. yani ana kolon belli ama bunun üzerine neyi ne kadar inşa edecekleri belli değil.
belki bu konu basit bir varyant olarak anlatılabilir. kulis anlatılarında (bunların çoğu tahmin.) victor van doom'un aslında tony stark'ın ikiz kardeşi olabileceği konuşuluyor. bambaşka bir anlatı da ise tony stark ile victor van doom aynı kişi ama bir sebepten ötürü doom, başka bir aile yapısının içinde doğup yetişiyor ve tony stark olacağına bambaşka bir adam oluyor.
ha burada marvel çakallık yapıyor onu söyleyeyim. marvel'ın çakallıkları meşhurdur zaten ve bitmez, ortaya devamlı bir karın ağrısı atar da durur. neden? çünkü marvel çizgi roman evreninde tony stark ile victor van doom'un bilinçlerinin kendi bedenlerinde yer değiştirdiği hikayeler de var. ha bunlar çok geniş çaplı ve ana bağlamda giden çizgi roman serileri değil ama çizgi roman fanlarının çoğunun bildiği ve dikkatini de çeken ilgi çekici bir konu. yani bu anlattığım daha önceden hiç kimsenin bilmediği ve sadece benim götümden uydurduğum mevzular değil. olayın daha önceden farklı bir şekilde de olsa fizibilite edilmiş arka planları var.
işte marvel burada birçok farklı çizgi romandan farklı hikayeleri bir araya getirip konuyu secret wars'a getirmeye çalışıyor ki başta da yazdığım şey buydu. yani bu tek bir marvel arkında giden hikaye değil, tam bir çorba çünkü normal secret wars hikayesinin temelde bununla bir alakası yok.
neyse bu ilginçlikten de bahsedeyim dedim, bahsettim, iyi b*k yedim.