Kargaların Büyüleyici Seviyedeki Büyük Boynuzlu Baykuş Nefreti ve Sonuçları
boynuzlu baykuşlar, kargaları uykularında avlar. hatta kendi yavrularını, kargalardan çaldıkları yuvalarda büyütürler. buna rağmen hayatta kalan kargalar, hayvanlar dünyasında neredeyse eşi benzeri olmayan bir şey yapar: torunlarına bile avcının yüzünü öğretirler.
bir büyük boynuzlu baykuş yaklaşık 2–2,5 kilo ağırlığa ulaşabilir. national audubon society ve cornell lab of ornithology verilerine göre bu baykuşlar ocak ayında çiftleşir ve yumurtalarını genellikle kargaların, şahinlerin ya da kuzgunların yaptığı yuvalara bırakırlar. baykuş yavruları tam da kargaların yuvalama döneminde dünyaya gelir. pençelerinin kavrama gücü kel kartallarınkiyle yarışır. pençeleri bir karganın omurgasını kırabilecek kadar güçlüdür ve açılmaları için yaklaşık 13 kilo kuvvet gerekir. baykuşlar gece avlanır, kargalar ise gündüz beslenir. ama yolları kesiştiğinde, mutlaka biri ölür.
kargaların buna karşı geliştirdiği savunma sistemi ise araştırmacıların yaklaşık yirmi yıl boyunca incelediği olağanüstü bir davranış. 2006 yılının şubat ayında, university of washington'dan john marzluff liderliğindeki bir ekip, yabani kargaları yakalayıp işaretlerken lastikten mağara adamı maskeleri takmaya başladı. kargalar bunu unutmadı. o mağara adamı yüzünün “tehlike” anlamına geldiğini öğrendiler ve gördükleri anda bağırarak alarma geçmeye başladılar.
aradan yaklaşık yirmi yıl geçmesine rağmen, bugün aynı maskeyi takıp kampüste yürüyen biri hâlâ kargaların çığlıkları ve saldırılarıyla karşılaşıyor. üstelik o ilk kargaların çoğu artık yaşamıyor. kin, onu ilk öğrenen kuşların ömrünü aşmış durumda. daha da ilginci, yalnızca anne babalarının tepkilerini izleyen genç kargalar da, hiç yakalanmamış olmalarına rağmen aynı maskeye tepki göstermeye başladı. bilgi artık bireylerde değil, sürünün hafızasında yaşıyor; nesilden nesile aktarılan bir aile hikâyesi gibi.
bu toplu saldırıların gerçek bir faydası da var. 1998'de yapılan bir araştırma, powerful owl gibi büyük baykuş türlerinin, kendilerine topluca saldırmayan kuşları çok daha fazla avladığını ortaya koydu. kargalar bir baykuşu topluca taciz ettiğinde, aslında onun yerini çevredeki tüm kuşlara duyurmuş oluyorlar. genç kargalar da bunu izleyerek öğreniyor ve aynı yüzü tekrar gördüklerinde alarmı onlar veriyor. öğle vakti uyurken fark edilen tek bir baykuş, birkaç dakika içinde onlarca kargayı üzerine çekebiliyor. saatlerce bağırıp saldırarak onu bulunduğu yerden kaçırıyorlar.
yani “ölümcül düşmanlık” denilen şeyin arkasında, aslında birbirlerinin yavruları için verilen kesintisiz bir savaş var. aradaki fark şu: karga, düşmanının yüzünü unutmuyor.