SİYASET 11 Mart 2026
1,6b OKUNMA     10 PAYLAŞIM

Hürmüz Boğazı'nın Küresel Enerji Piyasalarındaki Stratejik Önemi

Şu sıralar İran'ın kapatmasıyla sürekli olarak gündeme gelen Hürmüz Boğazı neden bu kadar önemli bir yer?

hürmüz boğazı, önemli petrol rezervlerine sahip basra körfezi’ni umman körfezi ve arap denizi’ne bağlayan stratejik bir deniz geçididir. küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının yüzde 20’sinden fazlası bu boğazdan geçmektedir. iran, ırak, kuveyt, katar ve birleşik arap emirlikleri’nden ihraç edilen petrolün büyük bir bölümü bu güzergâh üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılmaktadır.

ihracatın yaklaşık beşte dördü özellikle çin, hindistan, japonya ve güney kore gibi asya ülkelerine yönelse de petrol fiyatlarının düşük esnekliği nedeniyle bu arzın miktarı küresel enerji fiyatları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. bu nedenle hürmüz boğazı, hint okyanusu’nu pasifik okyanusu’na bağlayan malakka boğazı ile birlikte küresel ekonomi açısından en önemli petrol geçiş noktalarından biri olarak kabul edilmektedir.

boğaz, kuzeyde iran ile güneyde umman’a ait musandam eksklavını birbirinden ayırmakta ve genişliği yaklaşık 35 ile 60 mil (55–95 km) arasında değişmektedir. iran’ın önemli limanlarından biri olan bender abbas boğazın kuzey kıyısında yer alırken yakın çevresinde keşm, hürmüz, hengam ve larak adaları bulunmaktadır. ayrıca abd donanması’nın beşinci filosu 1995 yılından bu yana bahreyn’de konuşlanmış olup boğazda güvenli geçişin sağlanmasında rol oynamaktadır. petrol tankerleri boğazdan gidiş ve geliş yönlerinde ilerleyen ve her biri yaklaşık 2 mil (3 km) genişliğinde olan deniz ulaşım koridorlarını kullanmaktadır. bu koridorlar büyük ölçüde umman karasularında, kısmen ise iran karasularında yer almakla birlikte birleşmiş milletler deniz hukuku sözleşmesi (unclos) çerçevesinde uluslararası deniz hukuku kurallarına tabidir.

hürmüz boğazı’nın küresel enerji ticareti açısından bu derece kritik bir konuma sahip olması, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin dünya enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkiler yaratmasına neden olmaktadır. bu nedenle boğazda meydana gelebilecek herhangi bir askeri kriz veya deniz trafiğinin aksaması, küresel enerji güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.

nitekim bu durum, son dönemde orta doğu’da yaşanan gelişmelerle de açık biçimde görülmektedir. amerika birleşik devletleri ve israil’in 28 şubat’ta iran’a yönelik başlattığı ortak saldırı, orta doğu’ya yayılma potansiyeli taşıyan hızla gelişen bir çatışmayı tetikledi. iran’ın karşılığı ise katar ve umman gibi çevre ülkelerdeki abd üslerine düzenlenen saldırılarla başladı. ayrıca iran, hürmüz boğazı’nı kapattığını duyurdu ve boğaza giren gemilerin ateşe verilebileceğini açıkladı.

iran ile umman arasında yer alan hürmüz boğazı’nın kapatılması, bölgeden yapılan petrol ve doğal gaz sevkiyatlarını sekteye uğratarak küresel enerji piyasalarında tedirginliğe yol açtı. kapatılmanın ardından boğazdan geçen deniz trafiği yaklaşık yüzde 70 oranında azaldı. basra körfezi’nde 18’i yüklü, 37’si boş olmak üzere çok sayıda tanker beklemeye devam ediyor.

normal koşullarda bu sulardan günde yaklaşık 13 milyon varil petrol taşınmakta olup bu miktar küresel petrol sevkiyatlarının yaklaşık yüzde 31’ine karşılık gelmektedir. bu nedenle boğazdan geçişin engellenmesi dünya petrol fiyatlarını doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. şubat 2025’te boğazın bazı bölümlerinin kısa süreliğine kapatılması bile petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 6 oranında artmasına yol açmıştır.

küresel petrol piyasalarına etkileri

boğazın kapanması, ırak, kuveyt, suudi arabistan ve birleşik arap emirlikleri’ne ait büyük limanların yanı sıra iran’ın kendi limanlarını da etkilemektedir. bu ülkelerin birçoğu için hürmüz boğazı, petrolün küresel piyasalara ulaştığı başlıca güzergâh niteliğindedir.

2 mart’ta brent ham petrolünün fiyatı varil başına yaklaşık 79 abd dolarına ulaşmış, ardından hafif bir düşüş göstermiştir. bu seviye, geçen haftaki fiyatlara kıyasla yaklaşık yüzde 8 daha yüksektir. kuzey amerika petrol piyasasında işlem gören west texas intermediate (wtı) petrolünün fiyatı ise varil başına yaklaşık 71 abd dolarına ulaşarak yüzde 6’lık bir artış kaydetmiştir.

bu fiyat hareketleri akaryakıt fiyatlarına da yansımaya başlamıştır. kanada ve abd’de benzin fiyatları yükseliş göstermiş olsa da bu artış, emtia fiyatlarındaki yükseliş kadar belirgin olmamıştır. çatışmanın hürmüz boğazı’ndan geçen tanker trafiğini aksatmaya devam etmesi durumunda petrol fiyatlarındaki artışın sürmesi beklenmektedir.

son 50 yıl boyunca petrol fiyatlarında yaşanan artışlar çoğu zaman yaklaşan ekonomik durgunlukların habercisi olmuştur. 1970’ler ve 1980’lerin başındaki birinci ve ikinci petrol krizleri küresel ekonomilerde önemli yapısal değişimlere yol açmıştır. peki, benzer bir durum günümüzde yeniden yaşanabilir mi?

birinci petrol krizi (1973)

ilk petrol krizi, ekim 1973’te petrol ihraç eden arap ülkeleri örgütü’nün (oapec, daha sonra opec) abd’nin israil’e verdiği desteğe karşılık olarak amerika birleşik devletleri’ne petrol ihracatına ambargo uygulamasıyla başladı.

bu durum iki ay içinde petrol fiyatlarının dört katına çıkmasına neden oldu. bunun sonucunda abd’de borsa çöktü ve ekonomi durgunluğa girdi. o dönemde opec ülkeleri iyi bir şekilde koordine hareket ediyordu. buna karşılık abd’nin kendi ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli yerli petrol üretim kapasitesi bulunmuyordu.

abd ekonomik gücü sayesinde başka kaynaklardan petrol ithal edebilse de bu gelişme küresel fiyatların yüksek kalmasına neden oldu; birçok ülke de artan maliyetlerden olumsuz etkilendi. birinci petrol krizinin sonuçları abd’de otomotiv sektörü, enerji sektörü ve enerji politikaları üzerinde önemli etkiler yarattı.

günümüzde opec ülkeleri iran ile yakın bir uyum içinde hareket etmemektedir. bunun yerine bu ülkelerin birçoğu rusya ve diğer petrol üreticisi ülkelerle birlikte piyasaları istikrara kavuşturmak amacıyla üretimi günde yaklaşık 206.000 varil artırma konusunda anlaşmıştır.

1979 petrol krizindeki gelişmeler

bugünkü iran merkezli gerilim, bazı yönleriyle ikinci petrol krizine daha fazla benzetilmektedir. 1979’da gerçekleşen iran devrimi, küresel petrol üretiminde yaklaşık % 7 oranında bir düşüşe neden olmuştu.

her ne kadar bu düşüş nispeten küçük görünse de petrol fiyatları 1980’in ilk aylarına kadar iki katına çıktı. bu durum birçok ülkede yakıt kıtlığına ve ekonomik gerilemelere yol açtı. kanada da bu ülkeler arasındaydı.

günümüzde ise iran küresel petrol piyasasında daha küçük bir role sahiptir ve toplam yıllık üretimin yaklaşık yüzde dördünü gerçekleştirmektedir. abd enerji bilgi idaresi’ne göre günümüzde en büyük enerji üreticileri şunlardır:

• abd: %22
• suudi arabistan: %11
• rusya: %11
• kanada: %6
• çin: %5

bu veriler iran’ın küresel petrol piyasası üzerindeki etkisinin azaldığını, buna karşılık abd’nin rolünün önemli ölçüde arttığını göstermektedir.

hürmüz boğazındaki riskler

mevcut durumda en önemli belirsizlik hürmüz boğazı’dır. suudi arabistan’ın petrol ihracatının en büyük çıkış noktası olan basra körfezi’ndeki ras tanura limanı kısa süre önce bir drone saldırısında hedef alındı.

hürmüz boğazı’nın tamamen kapanması durumunda ras tanura’dan yapılan sevkiyatlarda günde en az beş milyon varillik bir kayıp yaşanabilir. bu kaybın kızıldeniz kıyısındaki yanbu limanı tarafından kısa sürede telafi edilmesi zor görünmektedir. ayrıca çatışmalar nedeniyle bölgedeki rafineri kapasitesinin zarar görmesi bu sorunu daha da büyütebilir.

petrol taşımacılığındaki çatışmalar

1984 yılında iran-ırak savaşı sırasında basra körfezi’ndeki ülkeler birbirlerinin petrol tankerlerine saldırmaya başladı. iran ayrıca kuveyt ve diğer körfez ülkelerine giden petrol tankerlerini de hedef aldı. “tanker savaşı” olarak adlandırılan bu süreçte 100’den fazla petrol tankeri saldırıya uğradı. petrol tankerlerinin güvenli geçişini sağlamak amacıyla abd ve bazı batı avrupa ülkeleri bölgeye müdahil oldu.

21. yüzyılda ise iran ve abd deniz kuvvetleri hürmüz boğazı’nda birçok kez karşı karşıya geldi. haziran 2025’teki 12 gün savaşı sırasında abd’nin iran’daki nükleer tesislere saldırmasının ardından iran parlamentosu silahlı kuvvetlere boğazı kapatma yetkisi verdi.

boğazın kapatılması kararı yüksek ulusal güvenlik konseyi’nin onayı olmadan uygulanamayacak olsa da parlamentonun bu adımı küresel petrol fiyatlarının yükselebileceği yönünde endişelere yol açtı. gerilimin artması nedeniyle bazı petrol tankerleri boğaza girmekten kaçınarak rotalarını değiştirdi.

2026’daki iran çatışması sırasında abd ve israil’in gerçekleştirdiği yeni saldırılar boğazdan geçen tanker trafiğinde önemli bir düşüşe neden oldu. iran’ın boğazdan geçen gemileri hedef alabileceği yönündeki uyarıları nedeniyle bazı tankerler bu güzergâhtan uzak durdu.

(21.yüzyılda yaşanan diğer gelişmeleri okumak isteyenler için: #180636774 )