EĞİTİM 2 Haziran 2026
2b OKUNMA     11 PAYLAŞIM

Hocanın Sandalyesine İğne Koydukları İçin Sürgün Edilen 1925 İğneciler Sınıfının Hikayesi

Efsanelikleri iğne koymalarında değil, mezun olduktan sonra iş hayatında yaptıkları şeylerden gelen bu enteresan olayı bir öğrenelim.

1925 yılında istanbul erkek lisesi’nde yaşanan ve yıllar boyunca iğneciler sınıfı olarak anılan olay, türk eğitim tarihinin en dikkat çekici okul hikayelerinden biriymiş. olayın bazı ayrıntıları zaman içinde efsaneleşmiş olsa da, sınıfın gerçekten var olduğu ve yaşanan disiplin olayının okul tarihinde önemli bir iz bıraktığını kabul edelim.

okuyup araştirdiklarima göre istanbul erkek lisesi’nin onuncu sınıfında okuyan öğrencilerden biri, arapça öğretmeni salih hoca’nın sandalyesine bir iğne yerleştirir. öğrenciler hocanın sandalyeye oturmasını beklerken salih hoca cübbesini düzeltmek için elini sandalyeye götürdüğünde iğneyi fark eder. büyük bir kırgınlık yaşayan öğretmen, yoklamayı aldıktan sonra: “ben bu muameleye layık değildim, sizlere çok teessüf ederim.” diyerek sınıftan ayrılır.

olay kısa sürede okul yönetimine taşınır. fail bulunamaz çünkü öğrencilerden hiçbiri arkadaşını ele vermez. bunun üzerine sınıf topluca cezalandırılır ve öğrencilerin önemli bir kısmı bursa lisesi’ne gönderilir. bu yüzden o sınıf uzun yıllar “iğneciler” adıyla anılır.

yıllar sonra olayın asıl failinin başka bir sınıftan olduğu yönünde anlatılar ortaya çıksa da, bu bilgi kesin belgelerle doğrulanmış değildir. ancak hikayeyi asıl unutulmaz yapan şey, o sınıftan yetişen isimlerdir.

çünkü “iğneciler sınıfı”ndan türkiye’nin kültür, edebiyat, siyaset ve basın hayatına damga vurmuş pek çok önemli kişi çıkmıştır.

228 numaralı “sulu sait” lakaplı öğrenci, türk hikâyeciliğinin en büyük ustalarından sait faik abasıyanık olmuştur.

697 numaralı rahmi efendi, ünlü hekim, şair ve psikiyatrist dr. rahmi duman olarak tanınmıştır.

748 numaralı saffet efendi, önemli hukukçulardan saffet nezihi bölükbaşı olmuştur.

725 numaralı feridun efendi ise gazetecilik ve röportaj yazarlığının unutulmaz isimlerinden hikmet feridun es olarak ün kazanmıştır.

sınıfın öğrencilerinden ihsan sabri çağlayangil ilerleyen yıllarda türkiye cumhuriyeti dışişleri bakanlığı görevini üstlenmiş, türk diplomasi tarihinin önemli isimlerinden biri olmuştur.

bir diğer öğrenci sıtkı yırcalı ise demokrat parti döneminin tanınan bakanları arasında yer almıştır.

gazeteci hikmet feridun es’in yıllar sonra söylediği şu söz ise olayın nasıl bir efsaneye dönüştüğünü gösterir:

“biz 43 iğneci idik. fakat sonradan o kadar çok kişi iğneci sınıftan olduğunu iftiharla iddia etti ki, hayret etmemek mümkün değil…”

bugün “iğneciler sınıfı” hikâyesi yalnızca bir okul şakası olarak değil; arkadaşlık, dayanışma, disiplin anlayışı ve cumhuriyet’in ilk dönem eğitim kültürü üzerine anlatılan sembolik bir olay olarak hatırlanmaktadır.