MİMARİ 16 Şubat 2026
1,6b OKUNMA     12 PAYLAŞIM

Eski Süslemeli Bina Anlayışını Bitirerek Modern Mimarinin Temellerini Atan Akım: Bauhaus

"Bugün o detaylı, süslemeli binalar neden yok?" diye soruyorsanız bunun cevabı, geleneği pek iplemeyen bauhaus mimari akımında yatıyor.

Nedir?

bauhaus... 20. yüzyılın başlarında rasyonalizmin etkisiyle almanya merkezli olarak gelişen modern mimarlık akımı.

auguste perret, peter behrens, le corbusier, walter gropius, adolf meyer, mies van der rohe ve erich mendelsohn gibi mimarların katkılarıyla şekillenmiştir. bu akıma göre mimarlıkta süsleme ve tarihsel üsluplar gereksizdir; biçimcilik reddedilir ve tasarımda öncelik kullanışlılık ilkesine verilir. bu düşüncenin kuramsal ve sistematik bir temele oturtulması amacıyla akademik bir eğitim modeli geliştirilmiştir.

bauhaus akımına göre

- kullanışlılık önceliklidir.

- süslemeler gereksizdir ve reddedilir.

- tarihsel üsluplar, bezemeler ve dekoratif fazlalıklar gereksiz kabul edilir.
- basit ve geometrik formlar kullanılır; küp, prizma ve silindir gibi geometrik şekiller tercih

edilir.

- endüstriyel üretime uygun tasarımlar hedeflenir. seri üretilebilir, standart ve ekonomik çözümler geliştirilir.

- sanat, zanaat ve teknolojinin birlikteliği savunulur.

- betonarme, çelik ve cam gizlenmez; yapının karakteri haline getirilir.

- dürüst yapı anlayışı benimsenir; taşıyıcı sistem açıkça okunur.

- evrensel bir tasarım dili hedeflenir.

- yerel, tarihsel veya ulusal üsluplardan bilinçli olarak uzak durulur.

- eğitimde temel tasarım esastır.

- toplumsal fayda ön plandadır.

- mimarlık ve tasarım elitler için değil, toplumun geneli için üretilmelidir.

- konut tasarımına özel önem verilir.

- minimum alanla maksimum yaşanabilirlik amaçlanır.


bu ilkeler doğrultusunda 1919 yılında almanya’nın weimar kentinde walter gropius tarafından das staatliche bauhaus adlı mimarlık ve tasarım okulu kurulmuştur. okulun ilk yılında verilen ön ders (vorkurs), temel tasarım eğitiminin temelini oluşturmuştur. bu eğitim modeli, daha önce johannes itten tarafından viyana’da uygulanan yaklaşımlara dayanmakta ve bauhaus’ta sistemli biçimde sürdürülmüştür.

bauhaus, 1925 yılında dessau kentine taşınmış; ancak hitler ve nazi rejimi tarafından “yozlaşmış sanat” olarak tanımlanarak 1933 yılında kapatılmıştır. aynı yıl okulun kurucuları ve eğitmenleri amerika birleşik devletleri’ne zorunlu olarak göç etmiş; bauhaus’un yaklaşık 14 yıllık birikimini harvard üniversitesi ve illinois institute of technology gibi kurumlarda aktarmışlardır.

günümüzde modern mimarlığın temel ilkeleri ve tasarım anlayışı, yalnızca 14 yıl faaliyet göstermesine rağmen bauhaus akımının bıraktığı kalıcı etkilere dayanmaktadır.

Fagus Factory / Alfeld-Hannover, Almanya

Bauhaus'un tarihsel arka planı

bauhaus,birinci dünya savaşı 'nın hemen arkasından, yenilmiş bir almanya 'da ortaya çıkıyor. birinci dünya savaşı, son derece büyük boyutlu bir savaş ve çok ciddi bir yenilgi, belki de dünya tarihinde en büyük yenilgi olarak nitelendirilebilecek bir savaş. ilk kez top yekün bir savaştan, her kesimi, toplumun bütün üyelerini ilgilendiren bir savaştan bahsediyoruz. bütün toplumun 1914-1918 yılları arasında etkilendiği bir savaş. erkekler toplu olarak savaşa alınıyorlar, onların yerini kadınlar alıyor, arkasından o çağa kadar hiçbir şekilde karşımıza çıkmayan büyüklükte zayiatlar oluyor. bütün sınıflardan insanlar o ölümü, o problemi paylaşıyorlar. bu toplumun psikolojisinde inanılmayacak derecede etkiler yaratıyor.

bütün avrupa birinci dünya savaşı ile birlikte böyle bir yıkımı yaşamış ve büyük bir toplumsal psikoloji yıkımıyla karşılaşmıştır. dünyada bütün geleneksel dengeler bozuluyor, geleneksel üretim biçimleri ayakta duramaz hale geliyor. bütün monarşik yönetimler ortadan kalkıyor,rusya 'daki düzen yıkılıyor, avusturya-macaristan imparatorluğu yıkılıyor. almanya'da, konumuz bağlamında en önemli olan, almanya'daki monarşi rejimi de ortadan kalkıyor.

Walter Gropius

bütün kurulu düzenin yıkılması, akla gelebilecek her alanda, düzenin sorgulanmasına neden oluyor. o kadar sorgulanır hale geliyor ki, artık insanların neredeyse inanacak hiçbir şeylerinin kalmadığını söyleyebiliriz. artık hiçbir kurulu değerin anlamının kalmadığını düşünen yeni bir kuşağın bu savaş sonrası ortaya çıktığını söyleyebiliriz. bu hem olumlu anlamda, hem olumsuz anlamda ikinci dünya savaşına kadarki aralığı tanımlayacaktır. hitler bu psikolojiyle ortaya çıkacak, aynı şekilde bauhaus bu psikolojiyle ortaya çıkacaktır. "hiçbir şeye inanılmayan bir dünyada sanat eğitimi nasıl yapacağız?" sorunu bir anlamda karşılarında. bu dönemde bauhaus nasıl meydana gelmiş kısa bir tarihsel bilgi ile açıklanabilir; 1919 yılında gropius adında genç bir mimar (30'lu yaşlarının başında) askerden terhis oluyor ve iş aramaya başlıyor. gropius aslında üst sınıftan bir adam. berlin kökenli ve birkaç kuşaktır mimar yetiştiren bir aileden. anne tarafından da fransız protestanı kökenli.bunların hepsini gropius'un kişiliğinde izi olduğu için anlatıyoruz. berlin'li oluşunu önemi var, çünkü berlin, almanya'nın tek metropolü ve tek kozmopolit yeri, dolayısıyla da her tür yeniliğe açık olan tek yeri.

gropius terhisinden sonra weimar prensliği yönetimi tarafından teklif alıyor. weimar yerel yönetimi tarafından işletilen iki okul, biri güzel sanatlar okulu, diğeri uygulamalı sanatlar okulu. iki geleneksel okulu gel yönet diyorlar. gropius, weimar'da yöneticilerle görüşüyor ve onlara iki okulu birleştirmeyi öneriyor. zaten iki okulu birden ayakta tutacak para yok. gropius geleneksel düzende hiçbir şeyin artık var olamayacağını gördüğü için, bu okulu yeni biçimde örgütlemeye karar veriyor. okulun baştan kurulmuş bir çerçevesi ve sonuna kadar sürdürdüğü bir çizgisi yok aslında, dönemlere göre farklılaşan çizgisi var ama her dönemde deneyci, kurulu düzene karşı ve çok ciddi eleştirel kimliği olan bir okul. niye böyle? birinci dünya savaşı koşulları böyle, bu koşullar olmasaydı hiçbir biçimde bauhaus gerçekleşmeyecekti. bauhaus'un anlamını açıklamakta yarar var. bauhaus, almanca'da "yapımevi" gibi bir anlam taşıyor. ama adının kaynağı bu değil aslında, almanca'da "bahütte" yani ortaçağda "şantiye" anlamına gelen bir sözcük. niçin şantiye? gropius'un aklına, "bütün sanatları bu okulda birleştireyim" fikri geliyor. "öyle bir bütünleşme olsun ki, ortaçağdaki gibi parçalanmamış olsun bu sanatlar. nasıl ki ortaçağ inşaatlarını yapanların hocaları, ustaları bütün sanatları bir arada gerçekleştiriyorlardı, onlar için nasıl mimarlık, heykel, süsleme, resim ayrı bir etkinlik alanı değildi ve ortaya bütünsel bir sanat yapıtı çıkarıyorlardı, işte böyle bir bütünleşme" fikri. bütün inandıkları değerler yıkılınca, ortaçağın sanatsal bütünlüğüne, sağlam değerlerine, parçalanmamışlığına müthiş bir özlemin olduğunu söyleyebiliriz.

bugün bakıldığında bauhaus gerici denebilecek bir düşünceyle oluşturulduğu düşünülebilir çünkü orta çağ'a bir özlemle kuruldu. ama bunu unutalım, çünkü tarihe referans veriyor olması, bauhaus'un gerici olduğunu anlatmıyor aslında, o çağın almanyası için işlevsel olduğunu bize gösteriyor. bu, bauhaus'un başlangıçtaki varolma sebebi. sonraları giderek bundan uzaklaştığını göreceğiz. bauhaus weimar'da kaldığı müddetçe kabaca bu çizgiyi sürdürecek ama 1926'da dessauya taşındıktan sonra çizgisinde keskin bir dönemeç olacak, bu kez bütün sanatları ve disiplinleri birleştirmek isteyen ama ortaçağda olduğu gibi değil, endüstrinin eksen olduğu bir dünyada birleştirmeye çalışan başka bir yönelime gidecek. zaten bauhaus'u dünya çapında benzersiz kılacak eylemler de bu noktadan sonra ortaya çıkacaklar.

Villa Tugendhat / Brno, Çekya

arkasından 1930'larda bunalım dönemi başlayacak, 1933’te de naziler kestirmeden ortadan kaldırmaya çalışacaklar, fakat bütün bauhaus üyeleri, okul kapanmadan ülkeyi terk edecekler. bunların önemli bir bölümü ingiltere üzerinden amerika birleşik devletleri'ne gidecek. gropius da harward üniversitesinin mimarlık bölümüne yönetici olarak getirilecek.

naziler bauhaus'u kapatacak ama arşivini yok etmeyeceklerdir. bunlar iki önemli arşivde saklanırlar. bir tanesi berlin'de bauhaus archive adını taşıyan ve bugün müze olan yerde, önemli bir diğer bölümü ise frindia yani weimar'ın da bulunduğu alman eyaletinin devlet arşivinde saklanıyorlar.

bauhaus'un varolma nedenlerinden biri de demokratik örgütlenme biçimidir. tıpkı ortaçağda lonca cemaatlerinin olduğu gibi bir bütün oluşturdukları bir sistemdir bauhaus, farkı da budur. bauhaus, arts and crafts'ın iyi tasarımı gündelik yaşamın her alanına yayma çabasını daha da geniş boyutlara çıkarmakla birlikte, bu hareketin tek tek üretilen lüks nesnelerle uğraşma anlayışını reddediyordu. bu çabanın 20.yy' da herhangi bir etki yapabilmesi için, makine kullanımının tasarım olgusunun ön koşulu olması gerektiğini kavrayan gropius da, okulun eğitim anlayışını seri üretime doğru yönlendirdi. gropius'a göre çağdaş tasarımcılar, varlıklı seçkinler için tekil nesneler değil, toplumun çoğunluğuna yönelik işlevsel ve estetik nesneler üretmeliydiler.

ürünlerinin çok çeşitli olmasına karşın, küp, dikdörtgen ve dairelerin yoğunbiçimde kullanılması, bauhaus'un tipik üslubunu anlattığını söyleyebiliriz.

bauhaus'un öğretim kadrosu içinde; johannes itten, josef albers, laszlo moholy-nagy , paul klee ( vitray ve resim), wassily kandinsky (duvar resmi), lyonel feininger (grafik sanatlar), oscar schlemmer ( sahne tasarımı), marcel breuer ( iç mimarlık), herbert bayer (tipografi ve reklam tasarımı), gerhart marcks (seramik) ve george muche (dokumacılık) bulunuyordu.