Erkeklerin Ömür Boyu Sakladığı Kablo Dolu Kutu
modern insanın teknolojik evrim karşısında yaşadığı o derin ve sessiz varoluşsal paniğin fiziksel bir yansımasıdır bu kutu. evin en ücra köşesinde, genellikle bir dolabın alt rafında bekleyen (ki benimki tam bu tarif ettiğim yerde) bu bakır ve plastik yığını, mantıksal bir depolama alanı değil; düpedüz bir dijital anksiyete müzesidir.
içinde muhtemelen 2008 yılından kalma ucu ezilmiş bir mini-usb, asla hangi cihaza ait olduğu hatırlanamayan tuğla gibi bir adaptör, bir dönemin efsanesi scart kabloları ve ucu oksitlenmiş vga dönüştürücüleri bulunur. işin absürt tarafı, o evde artık bu kabloları takabileceğiniz bir port, hatta o portu barındıran bir donanım kalmamıştır. hayatını kablosuz ağlar, bulut sunucular ve bluetooth protokolleri üzerinden yöneten o rasyonel modern zihin, iş bu kutuyu çöpe atmaya geldiğinde aniden ilkel bir toplayıcı refleksine yenik düşer. (yenik düşüyorum yazmaya elim varmadı) "ya bir gün lazım olursa" savunması, insanın gelecekteki belirsizliğe ve hızla değişen teknolojiye karşı kurduğu en acınası illüzyondur.
aslında o kutuyu elden çıkaramamanın pratik bir faydası yoktur; mesele tamamen psikoljiktir. o kabloları çöpe atmak, geçmişteki bir dönemi ve o cihazlara harcanan zamanı kalıcı olarak tasfiye etmek anlamına gelir. her şeyin hızla kullan-at formuna dönüştüğü, donanımların aylar içinde planlı eskitmeye (planned obsolescence) kurban gittiği bir çağda, o dolaşık kablo yumağı insana sahte bir kök salma hissi verir. sanki distopik bir çöküş yaşansa, o eski ethernet kablosuyla medeniyet yeniden kurulabilecekmiş gibi irrasyonel bir bağ yaratılır.
günün sonunda o kutu kolay kolay açılmaz, o kablolardaki kördüğüm asla çözülmez. sadece her taşınmada veya büyük ev temizliğinde kapağı aralanır, içindeki o kaotik entropiye saygıyla bakılır ve hiçbir şey atılmadan usulca yerine kaldırılır. kendi yarattığımız nesnelere karşı geliştirdiğimiz bu anlamsız sadakat, analitik düşüncenin iflas ettiği o karanlık noktadır.
işin iyi tarafı sevgili eşimin teknolojiyle çok haşır neşir olmadığı için o kutudakilerin işe yaramaz şeyler olduğunu asla fark etmemesidir. yoksa geçmişle bağım, ilmek ilmek birbirine doladığım o kablolar anında çöpü boylayacaktır.
(bkz: dijital istifçilik)