Bugün Yediğimiz Broiler Tavuklarının 1948'de Bir Yarışmayla Başlayan İlginç Hikayesi
broiler tavuklar yani etlik piliçler, et üretimi için özel olarak yetiştirilen tavuklardır ve modern anlamda geliştirilme süreçleri 20. yüzyılın başlarına uzanır. bu pedigrili damızlık tavuk yetiştiriciliği yaklaşık 1916 yılında başlamış ve et üretimine uygun melez ırkların oluşturulmasına yönelik çalışmalar hız kazanmıştır.
ilk ticari broiler hibriti, 1930’larda geniş göğüslü white cornish horoz ile iri yapılı white plymouth rock tavuğun çaprazlanması sonucunda elde edilmiştir. ancak broilerların et üretimi amacıyla yoğun olarak kullanılmaya başlanması 1960’lı yılları bulmuştur. bu tarihten itibaren etlik piliç yetiştiriciliği dünya genelinde hızla yaygınlaşmıştır
modern broiler endüstrisinin mihenk taşı sayılan chicken of tomorrow yarışması 1948 yılında abd’de düzenlenmiştir. bu yarışma, daha hızlı büyüyen ve daha etli bir tavuk ırkı geliştirmek amacıyla bir süpermarket zinciri sponsorluğunda, usda yani abd tarım bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilmiştir. sonuç olarak, charles vantress adlı yetiştiricinin new hampshire ve cornish ırklarını melezleyerek elde ettiği hibriti ile henry saglio’nun saf beyaz plymouth rock hattı yarışmada ipi göğüslemiştir.
bu başarılar, arbor acres (saglio) ve vantress gibi damızlık ve kuluçkahane işletmelerinin kurulmasına zemin hazırlayarak günümüzün önde gelen broiler damızlık hatlarının temelini atmıştır. 1970’lerden itibaren ise sektörde ross, cobb, hubbard, shaver gibi şirketler kendi damızlık hatlarını geliştirerek küresel pazara sunmuşlardır.
ilk geliştirilen broiler tavukların verimleri günümüz standartlarına göre elbette çok düşüktü. 1950’li yıllarda bir broiler piliç, yaklaşık 10-12 haftada kesim ağırlığına (1.5-1.8 kg) ulaşabiliyordu. örneğin 1950 yılında ortalama 12 haftalık yaşta canlı ağırlığı 1.8 kg civarında olan bir piliç, 1 kg’lık canlı ağırlık artışı için yaklaşık 3.25 kg yem tüketmekteydi. o dönem broilerların besi süresi 70-84 gün (10-12 hafta) seviyesindeydi ve bu süre zarfında fcr yani yem dönüşüm oranı 3 civarında seyrediyordu. başka bir ifadeyle, 1920-30’lu yılların tavukları 16 haftada ancak 1.0-1.2 kg ağırlığa ulaşırken fcr değerleri 4’ün üzerindeydi.
bu dönemdeki broiler hatları, günümüz standardına göre daha yavaş büyüyen ve hastalıklara karşı daha dirençsiz yapıda hayvanlardı. aşağıdaki görselde bu gelişimi daha net görebilirsiniz.
başlangıçta kullanılan damızlık hatlar arasında cornish, plymouth rock, new hampshire, jersey giant, brahma gibi ırklar bulunmaktaydı. özellikle white cornish ırkı geniş ve kaslı göğüs yapısı nedeniyle etlik hatlarda baba hattı olarak tercih edilirken, white plymouth rock iri cüssesi ve hızlı büyüme potansiyeliyle anne hattı olarak kullanılmıştır. bu ırkların doğal yollarla melezlenmesi sonucu elde edilen broiler piliçler, hızlı büyüme ve yüksek et verimi özellikleriyle saf hatları geride bırakmıştır.
ilk broiler genotiplerinde büyüme hızı nispeten yavaş, iskelet ve organ gelişimi et kazanımına oranla daha sınırlıydı. bu nedenle bugünkü broilerlara kıyasla daha uzun sürede piyasa ağırlığına ulaşıyorlardı. son 50-60 yılda broiler tavukların verimliliğinde çarpıcı gelişmeler sağlandı. ıslah yani seleksiyon çalışmaları ve hibritleme sayesinde broilerların büyüme süreleri kısaldı, karkas ağırlıkları ve yemden yararlanma oranında da iyileşmeler yaşandı. nitekim broilerların kesim yaşı geçtiğimiz yıllar boyunca azalmıştır. 1970’lerde yaklaşık 56 gün olan kesim yaşı günümüzde ortalama 42 güne inmiştir ve güncel ticari broiler hatları, 5-7 haftalık sürede 2.5-3.0 kg canlı ağırlığa ulaşabilmektedir. 1925’te 4.7 olan fcr, 2011’de 1.9 seviyesine, günümüzde ise 1.5 seviyesine gerilemiş durumdadır.
ıslah çalışmaları neticesinde broilerların vücut kompozisyonu da değişmiştir. göğüs kası (beyaz et) oranı önemli ölçüde artarken yağ oranı azalmıştır. bu muazzam ilerlemenin yaklaşık %85’i ıslah çalışmaları sayesinde, kalan %15’i ise beslenme, sağlık koruma ve bakım koşullarının iyileştirilmesiyle elde edilmiştir. yani broiler tavukların bugün sergilediği yüksek büyüme hızı ve verim, öncelikle melezleme yoluyla elde edilen üstün genetik potansiyellerinin bir sonucudur. ayrıca modern kümes ortamları, geliştirilmiş yem formülasyonları ve hastalıklarla mücadele yöntemleri de bu performans artışını desteklemiştir.
günümüz broiler hatları genellikle ross 308, cobb 500, hubbard classic gibi ticari hibrit hatlardır. bu hatlar, belirli damızlık şirketlerince dört hatlı çaprazlama programlarıyla üretilir ve her biri optimum büyüme, yem değerlendirme ve et kalitesi hedeflerine sahiptir.
dünya genelinde broiler tavuk üretimi son yıllarda rekor seviyelere ulaşmıştır. 2023 yılında küresel tavuk eti üretimi 104 milyon ton ile tüm zamanların en yüksek düzeyine çıkmıştır. bu üretimin başını çeken ülkeler arasında brezilya (%30.6 pay), abd (%21.2 pay), çin, hindistan ve rusya bulunmaktadır.
türkiye, dünya broiler sektöründe önemli bir aktör haline gelmiştir. 2023 itibariyle türkiye’nin tavuk eti üretimi yaklaşık 2.3 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. bu üretim miktarıyla türkiye, dünya tavuk eti üretiminde 9. sırada yer almaktadır. türkiye’nin dünya üretimindeki payı kabaca %2 civarında olup, dünya tavuk eti ihracatında da 7. sırada bulunmaktadır.
türk broiler sektörü, ortadoğu başta olmak üzere birçok bölgeye önemli miktarda ihracat yapmaktadır. 2023 yılında yaklaşık yarım milyon ton (494 bin ton) piliç eti ihracatı gerçekleştirilmiş ve ihracat geliri 1.2-1.5 milyar usd bandında seyretmiştir. en büyük pazarlar ırak, çin, hong kong, filipinler ve bazı afrika ülkeleri olup, türkiye lojistik avantajları sayesinde özellikle yakın coğrafyada önemli bir tedarikçi konumundadır.
avrupa kıtasında ise türkiye’nin tavukçulukta öne çıktığı görülmektedir. türkiye, tavuk eti üretiminde avrupa’da 2. sırada yer almaktadır. avrupa’da türkiye’den daha fazla tavuk eti üreten ülke 3.3 milyon ton ile polonya’dır. türkiye coğrafi ve ekonomik olarak bölgenin en büyük beyaz et üreticilerinden biridir.
ayrıca türkiye, kişi başına düşen yıllık tavuk eti tüketiminde yaklaşık 27 kg ile dünya ortalamasının üzerindedir. bu tüketim 2023 yılında 21 kg idi.
bunun sebebi büyük oranda son yıllarda kırmızı et fiyatlarındaki artıştır. tavuk eti türkiye’de en çok tüketilen hayvansal protein haline gelmiştir.
türkiye’de broiler sektörünün gelişimi devlet ve özel sektör iş birliği ile gerçekleşmiştir. 1960’ların sonunda ilk modern broiler damızlıkları özel şirketler aracılığıyla ithal edilmiş ve entegre piliç üretim tesisleri kurulmaya başlamıştır. 1980’lerden itibaren sektöre yapılan yatırımlar hızlanmış, kuluçkahane, yem fabrikası, kesimhane gibi entegre yapılar oluşturulmuştur. bugün türkiye’de tavuk eti üretiminin %85’inden fazlası entegre tesislerde, dünya standartlarında biyogüvenlik ve kalite kontrol şartlarında yapılmaktadır. bu sayede türk broiler etinin hem iç pazarda hem ihracat pazarlarında güvenilirliği ve rekabet gücü yüksek düzeydedir.
geçmişten günümüze broilerların gelişme aşamasına ve beyaz et sektöründeki istatistik verilerinden bahsettim. sırada en çok tartışma konusu olan ve merak edilen kısım var.
peki broiler eti güvenle tüketilebilir mi?
öncelikle, geçmiş yıllarda kanatlı sektöründe görev yapmış, şu an ise bu sektörü denetleyen bir veteriner hekim olarak bu satırları yazıyorum.
tüketiciler arasında zaman zaman broiler tavuk etinin güvenilirliği konusunda endişeler dile getirilmektedir. ancak bilimsel veriler ve resmi denetimler, piliç etinin güvenle tüketilebileceğini bize gösteriyor. broiler tavuklar, gallus gallus domesticus türüne ait evcil tavukların doğal yollarla melezlenmesi yoluyla elde edilmiştir. yani genetik yapıları doğal tavuklardan farklı değildir. hibrit olmaları bir kusur veya risk de değildir. aksine bu hayvanlar sahip oldukları üstün genetik potansiyel sayesinde daha hızlı büyürler.
günümüzde broiler piliç üretiminde hormon kullanımı kesinlikle söz konusu değildir. büyüme hormonları geçmişte 1960’larda yalnızca deneysel düzeyde denenmiş ancak istenen etkiyi göstermemiştir. zaten türkiye, avrupa birliği ve dünyada etlik piliçlerde hormon kullanımı yasaktır. ayrıca pratik açıdan da hormon kullanımı tavuklar için etkili ve ekonomik değildir.
antibiyotik konusunda da benzer şekilde, büyüme amaçlı antibiyotik kullanımı 2006 yılından bu yana avrupa ve türkiye’de tamamen yasaktır. geçmişte düşük doz antibiyotikler büyüme faktörü olarak kullanılmışsa da bakterilerde direnç gelişimi şekillenmesi nedeniyle tüm büyütme amaçlı antibiyotikler yasaklanmıştır.
günümüzde antibiyotikler sadece hastalık tedavisi amacıyla, veteriner hekim kontrolünde ve ilaç kalıntı sürelerine uyularak kullanılmaktadır. ayrıca ilaç takip sistemi tarafından tüm bu kayıtlar tutulur, ulusal kalıntı izleme programı ile de numuneler alınarak bu kalıntılar izlenir.
yani yasal üretim yapan firmaların ürünlerinde bu kalıntı riski çok çok azdır. kalıntı çıkması halinde o parti ürünler komple piyasadan toplanır ve imha edilirler. ciddi idari yaptırımlar uygulanır. en büyük sorun etiketsiz, üzerinde üretici bilgilerin olmadığı, merdiven altı diye tabir ettiğimiz kesimler sonrasında satışa sunulan ürünlerdedir. paketsiz tavuk almayın, dökme dediğimiz açıkta satılan ürünlerden uzak durun.
broiler etinin besin değeri yüksektir ve sağlıklı bir protein kaynağıdır. kırmızı ete kıyasla daha az doymuş yağ bulunur. özellikle deri kısmı alınarak tüketildiğinde yağ oranı çok düşüktür. tüm üretim süreci gıda güvenliği denetimine tabidir ve çiftlikten sofraya kadar izlenebilirlik mevcuttur.
sonuç olarak, güvenilir üreticilerden temin edilen ve uygun pişirme koşullarına dikkat edilen piliç eti, gönül rahatlığıyla tüketilebilecek bir gıdadır. broiler tavuklar, hijyenik şartlarda kesilip işlendiklerinde ve soğuk zincir korunarak piyasaya sunulduklarında, tüketiciler için güvenli, besleyici ve ekonomik bir hayvansal protein kaynağı sunmaktadır.