Bir Sonraki Pandemi Olma Olasılığı Yüksek Olan Tehlike: Kuş Gribi
dünya gündemi yapay zeka, seçimler ve savaşlar ile meşgulken, insanlığın radarına neredeyse hiç takılmayan ama sessizce büyüyen bir tehlike var...
kuş gribi uzun yıllardır konuşulan bir tehdit gibi görünse de bugün geldiğimiz noktada risk geçmişten çok daha ciddi ve ne yazık ki bunun farkında olan insan sayısı son derece az. dsö verilerine göre 14 kasım 2025 itibarıyla 25 ülkede 991 insan h5n1 ile enfekte olmuş ve bunların 476’sı hayatını kaybetmiştir. (kaynak) bu oran, yaklaşık %48 mortalite ile sars-cov-2 gibi patojenlerle karşılaştırılamayacak kadar yüksek bir ölümcüllüğü işaret etmektedir. yani potansiyel bir h5 virüsü pandemisi, covid-19’un ötesinde dramatik sonuçlar yaratabilecek kapasiteye sahiptir.
bugün riskin kritikleşmesinin en önemli sebebi, virüsün yalnızca kanatlılarda değil memelilerde ve özellikle insanlarla yakın temaslı türlerde adaptasyon göstermek gibi yeni bir evreye geçmiş olması.
son dönemin üç büyük kırmızı alarmı
abd’de süt sığırcılığı işletmelerinde h5n1 tespiti: geleneksel olarak kuşlarda görülen bu virüsün, süt üretimi yapılan büyük memeli popülasyonlarına geçmesi, zoonoz potansiyelinin genişlediğini göstermektedir. pastörizasyon öncesi çiğ sütte viral rna’nın tespit edilmesi, insan bulaşı açısından yeni bir tartışma alanı açtı.
insanlarda ilk h5n5 vakasının tespiti
h5n1 kadar ölümcül olmasa da, bu gelişme tek bir mesaj veriyor. h5 alt tipleri memeli ve insan konaklarına geçebilme kapasitesini çeşitlendiriyor. yani risk yalnızca tek bir virüs varyantı ile sınırlı da değil.
memelilerde gözlenen adaptasyonlar, abd süt çiftlikleri, denizde ölen deniz memelileri, çiftlik tilkileri ve vizon çiftlikleri, kedi ve köpek gibi evcil türlere lokal bulaş senaryoları…
bütün bu olaylar, virüsün memelilerin solunum epitelinde tutunma ve çoğalma kapasitesinde evrimsel seçilim baskısı altında olduğunu bize gösteriyor. bu durum bizlere basitçe şunu ifade ediyor. h5 virüsleri, pandemik potansiyele bir adım daha yaklaştı.
peki bu virüsler neden bu kadar tehlikeli?
ilk cümlemde dikkatinizi çekmesi açısından paylaşmıştım, detay verelim. mevcut mortalite oranı: %48 civarında. bu ciddi bir oran. diğer influenza kaynaklı virüslerin sebep olduğu pandemilere buradan göz atabilirsiniz. (kaynak)
case fatality rate’e dikkat edin. bu insanlığın nasıl bir risk altında olduğunu sizlere gösterecektir. insanlar arasında kolay bulaş henüz yok, ancak memelilerdeki yayılım adaptif değişimi hızlandırıyor. antiviral direnç ihtimali de küresel salgın yönetimini zorlaştırabilir.
ayrıca mevsimsel influenza (grip) gibi geniş bağışıklık havuzuna da sahip değiliz.
peki dünya bu olası pandemiye karşı neler yapıyor?
aşı araştırmaları sürüyor; ancak mevcut kapasite küresel üretim için kesinlikle yeterli değil. geçtiğimiz haftamoderna, mrna temelli kuş gribi aşısı geliştirmek için yaklaşık 50 milyon dolarlık fon topladı. (kaynak)
ab tarafında da hera, pandemi senaryosu için 40 milyon doz acil durum kuş gribi aşısı stokladı. bahsi geçen aşı ise csl seqirus’a ait. üstelik plan, pandeminin resmen ilan edilmesine bile gerek olmadan bunların kullanılabilmesini öngörüyor. “stoklamak” sözcüğü burada hiç olmadığı kadar gerçek. (kaynak)
avrupa hastalık önleme ve kontrol merkezi (ecdc) birkaç hafta önce ab sağlık bakanlarına bir belge gönderdi. belge, pandemik h5 riskinin artık kâğıt üzerindeki teorik bir senaryo olmaktan çıktığını itiraf eder nitelikte. ülkelerden hastane kapasitelerini artırmaya hazır olmaları, maske kullanımını teşvik etmeleri, enfekte bireyleri karantinaya almaları istendi. sadece bu bile durumun vehametini ortaya koyuyor.
belgede yer alan öneriler arasında şöyle maddeler var:
– enfekte bireyler 14 gün karantinaya alınmalı.
– hafif hastalar için hastanelerden ayrı izolasyon merkezleri kurulmalı.
– ağır hastalar negatif basınçlı hava izolasyon odalarında tutulmalı.
– temas takibi kapasitesi artırılmalı.
– vaka kümelerinde hastaneler, aile hekimlikleri ve bakım evlerinde sosyal mesafe ve kişisel koruyucu ekipman kullanımına geçilmeli.
sınır önlemleri de cabası tabi:
– sınır kapılarında gözetimin yoğunlaştırılması.
– liman ve havalimanlarında h5n1 testleri.
– uçak tuvaletlerinde atık su analizleri.
– riskli ülkelerden gelen yolcuların semptom takipleri.
– semptom gösteren ve yakın zamanda etkilenen ülkelere seyahat etmiş herkesin test edilmesi.
(kaynak)
yani ab, fiilen pandemi hazırlığını başlatmış durumda. ama sokakta kimsenin umurunda değil. hükümetler şeffaf davranmak istemiyor, ticari çıkarlar ses yükselten araştırmacıları geri plana itiyor, toplum yine mi pandemi diyerek görmezden geliyor.
bütün bunların anlamı çok açık
h5 ailesi, özellikle h5n1, insanlara adapte olursa; elimizde yüksek öldürücülüğe sahip, memelilerde dolaşarak mutasyon fırsatlarını artıran, küresel bir gıda zinciri ve ticaret sistemiyle yayılabilecek bir patojen var. bu, hollywood senaryosu değil. dsö, ecdc, hera ve moderna gibi aktörlerin attığı adımlar bunun kanıtı. pandemi kelimesi resmen ilan edilmemiş olabilir ama bilimsel çevrelerin gözünde sessiz ön pandemi süreci çoktan başladı.
kısacası; çok az kişi farkında olsa da, tarih kitaplarına geçebilecek büyüklükte bir biyolojik tehdit ile karşı karşıyayız.
virüsün coğrafi yayılımı hiç olmadığı kadar geniş. tür bariyerleri aşılmaya devam ediyor. süt endüstrisi senaryosu, evcil-hayvancılık-insan temas zincirinin boyutunu büyütüyor.
ilk h5n5 insan vakası biyolojik çeşitliliğin arttığını gösteriyor. bu kırmızı alarm sinyalleri tek tek düşük risk gibi görünse de birlikte küresel pandemi tehlikesinin habercisi.
sonuçta bu yalnızca viroloji uzmanlarının ya kanatlı sektöründe çalışan veteriner hekimlerin konuşması gereken bir konu değil. halk sağlığı, gıda güvenliği, ekonomi ve ulusal güvenlik boyutu olan bir mesele.
bugün gördüklerimiz, yarının pandemisinin fragmanı niteliğinde.
ve korkunç gerçek şu: bu risk, geçmişte hiç olmadığı kadar ciddi, fakat hâlâ çok az kişi bunun farkında…