Amerika'da Bir Ev Satılırken Açılan Varilden Çıkan 30 Yıllık Cinayet: Reyna Marroquín

2 Eylül 1999 sabahı New York’ta satılan bir evin bodrumunda açılan paslı bir varil, 30 yıldır sessiz kalan bir gerçeği ortaya çıkardı.
Amerika'da Bir Ev Satılırken Açılan Varilden Çıkan 30 Yıllık Cinayet: Reyna Marroquín

2 eylül 1999 sabahı, long ısland’da evini satan bir adam, evi yeni sahibine teslim etmeden önce içeride kalan eşyaların temizlenmesini istemişti. çöp görevlileri bodrumdaki dar köşelerden çöpleri çıkardı ama biri yerinde kaldı: paslanmış, 160 kiloluk ağır bir varil. kimse yerinden oynatamıyordu. 

ev sahibi bir levye yardımıyla merakla varilin kapağını açtı. önce bir insan eli ardından bir kadın ayakkabısı gördü. dakikalar sonra polis evdeydi. varilin içinden çıkarılan şey, yıllar boyunca sessizce saklanmış bir gerçeğin kendisiydi: mumyalaşmış, hamile bir kadın bedeni. bu beden, 1969’dan beri kayıp olan reyna angélica marroquín’e aitti.

reyna, 1941’de el salvador’da doğmuştu. genç yaşta evliliği bitmiş, geride kalan yoksullukve sınırlı imkânlardan kurtulmak için 1966’da amerika’ya göç etmişti. new york onun için umut demekti. ingilizce kurslarına gidiyor, moda okumak istiyor, “bir gün biri olacağına” inanıyordu. ailesine yazdığı mektuplarda hep aynı heyecan vardı.

geçimini sağlamak için manhattan’daki melrose plastics adlı bir fabrikada çalışmaya başladı. yapay çiçekler boyuyordu. işte orada, patronlarından biriyle tanıştı: howard elkins. elkins, evliydi. üç çocuk babasıydı. saygın bir iş insanıydı. ve reyna’ya geleceğe dair sözler verdi. ilişkileri gizliydi. reyna hamile kaldığında elkins onun için new jersey’de bir daire tuttu, doktor masraflarını ödedi. reyna, adamın eşini bırakacağına inanmak istiyordu. ama aylar geçtikçe gerçek ağır ağır ortaya çıktı: elkins eşini bırakmayacaktı.

sonunda reyna bir şey yaptı. cesaret mi, çaresizlik mi, bilinmez… elkins’in karısını aradı. gerçeği anlattı. hamile olduğunu söyledi. o günden sonra reyna korkmaya başladı. en yakın arkadaşı katy’ye “beni öldürecek” dedi. panik içindeydi. bir gün ortadan kayboldu. polise gidildi. ama kimse ciddiye almadı. “ülkesine dönmüştür” dediler. dosya açılmadı. reyna’nın mektupları sustu. ailesi yıllarca bekledi. 

ve zaman geçti. howard elkins evi sattı, florida’ya taşındı. varil, evin altındaki karanlıkta kaldı. otuz yıl boyunca. ta ki 1999’a kadar. otopsi, gerçeği acımasızca ortaya koydu. reyna kafasına defalarca sert bir cisimle vurularak öldürülmüştü. neredeyse doğuma hazır bir erkek bebek taşıyordu. onu çürümesi için zararlı kimyasallarla dolu bir varile tıkmıştı. ancak varilin içindeki kimyasallar bedeni çürütmemiş, onu mumyalamıştı!


adres defteri, bir plastik çiçek ve solmuş bir not: “bana kızma, gerçeği söyledim.”

ipuçları melrose plastics’e, oradan da howard elkins’e uzandı. polis florida’ya gitti. elkins her şeyi inkâr etti. dna örneği vermeyi reddetti. ertesi gün kendini vurdu. dna sonuçları konuştu: reyna’nın karnındaki bebeğin babası oydu. reyna’nın bedeni el salvador’a gönderildi. 95 yaşındaki annesi, kızını gömdükten sadece bir ay sonra hayata veda etti. otuz yıl süren bekleyiş, acı bir kapanışla sona erdi.

bu hikâye, bir varilin içinden çıkan bir cesetten fazlasıydı. göçmen yalnızlığının, güç dengesizliğinin ve suskunluğun hikâyesiydi. ve adaletin bazen çok geç geldiğinin… ama yine de geldiğinin.