26 Bin Can Alan Zincirleme Bir Kıyametin Anatomisi: Banqiao Barajı Faciası

1975 yılının Ağustos ayında, Çin’in Henan eyaletinde yaşanan Banqiao Barajı faciası, Tayfun Nina’nın tetiklediği aşırı yağışların ardından başlayan ve onlarca barajın ardı ardına çökmesiyle büyüyen zincirleme bir felakete dönüştü.
26 Bin Can Alan Zincirleme Bir Kıyametin Anatomisi: Banqiao Barajı Faciası

ufku iki katına çıkaran şey bazen uzayın büyüklüğünü, kuantum fiziğini veya insan beyninin garipliklerini öğrenmek değildir. bazen de insanın kendi yaptığı beton bir duvara ne kadar fazla anlam yüklediğini ve o duvar yıkıldığında aslında sadece suyun değil, bütün bir sistemin çöktüğünü fark etmektir.

1975 banqiao barajı faciası tam olarak böyle bir olaydır. ilk bakışta “baraj yıkılmış, sel olmuş” gibi duran ama içine girdikçe doğayı kontrol ettiğini sanan devlet aklının, mühendislik özgüveninin, iletişim kopukluğunun ve felaket yönetimi zaafının nasıl zincirleme bir kıyamete dönüşebileceğini gösteren korkunç bir derstir.

1950’lerde çin’de mao dönemi. büyük bir altyapı, enerji ve sel kontrol hamlesi başlatılıyor. huai nehri havzasına dizilen barajların önemli halkalarından biri de banqiao. amaç kâğıt üzerinde çok net: seller kontrol altına alınacak, tarım korunacak, enerji üretilecek, doğanın yıkıcı tarafı betonla disipline edilecek.

o yılların ruhunu anlamak önemli. baraj sadece baraj değildir; modernleşmenin, devlet gücünün ve “artık doğaya boyun eğmeyeceğiz” özgüveninin sembolüdür. banqiao da bu havanın içinde, olağanüstü sellere dayanacağı varsayılan güçlü bir yapı gibi görülür. insan bazen betonu sadece malzeme sanıyor; oysa böyle dönemlerde beton, ideolojinin de kendine seçtiği dildir.

fakat 1975 yılının ağustos ayında tayfun nina geliyor. doğa, insanların “hesapladık, kontrol ettik, güvenceye aldık” dediği bütün ihtimalleri eline alıp aynı bölgenin üzerine bırakıyor. yağış normal bir yağış değil; bölgeye kısa sürede akıl almaz miktarda su düşüyor. bazı kaynaklara göre ilk günkü yağış bile bölgenin yıllık ortalamasını aşacak seviyelere yaklaşıyor, ardından günlerce devam eden sağanaklar bütün havzayı boğuyor.

su seviyesi inanılmaz bir hızla yükselirken problem artık tek bir baraj problemi olmaktan çıkıyor. yollar, telefon hatları, haberleşme ve uyarı mekanizmaları tayfunun içinde tek tek işlevsiz hale geliyor. barajın üzerinden geçen suyu kontrol etmek, aşağıdaki yerleşimleri uyarmak, tahliye kararı almak ve bunu insanlara ulaştırmak gibi zincirin her halkası aynı anda zorlanıyor.

ve 8 ağustos gecesi, karanlığın ortasında banqiao barajı çöküyor.

o an olan şey basitçe “su taştı” diye anlatılamaz. milyonlarca metreküp su, önüne kattığı çamur, beton parçaları, ağaçlar, evler ve yollarla birlikte aşağı havzaya doğru devasa bir duvar gibi boşalıyor. bazı anlatımlarda sel dalgasının kilometrelerce genişliğe ulaştığı, saatte onlarca kilometre hızla ilerlediği aktarılır. gece uykusundaki köyler ve kasabalar, ne olduğunu anlayamadan suyun altında kalıyor.

işin asıl korkunç tarafı bunun sadece banqiao ile sınırlı kalmaması. banqiao’dan boşalan su aşağıdaki diğer baraj ve rezervuarların üzerine biniyor. shimantan gibi başka yapılar da bu devasa basınca dayanamıyor. toplamda 60’tan fazla baraj ve rezervuarın aynı felaket zinciri içinde çöktüğü anlatılır. yani ortada tek bir baraj kazası değil, bütün bir su kontrol sisteminin domino taşı gibi devrilmesi vardır.

bu yüzden banqiao faciası ufuk açıcıdır; çünkü insana altyapının ne kadar görünmez ama hayati bir şey olduğunu gösterir. biz barajı su tutan beton sanırız. oysa baraj aynı zamanda aşağıdaki köyün gece uykusu, tarladaki ürün, tren yolu, hastaneye giden yol, telefon hattı, içme suyu, devletin uyarı sistemi ve insanların “yarın sabah yine uyanacağız” güvenidir. o yapı yıkıldığında sadece su akmaz; bütün bu güven duygusu da yerinden kopar.

ölüm sayıları konusunda bugün bile tek ve tartışmasız bir rakam vermek zor. resmi kayıtlarda doğrudan selde ölenlerin sayısı 26 bin civarında geçer. fakat felaket asıl ilk dalgadan sonra da devam eder. devasa alanlar haftalarca ulaşılamaz hale gelir, yollar ve köprüler yıkılır, tarım alanları mahvolur, temiz suya erişim bozulur, salgın ve açlık başlar. sonraki açlık ve hastalıklarla birlikte can kaybının 150 bini aştığını, bazı tahminlerde ise 200 binin üzerine çıktığını söyleyen kaynaklar vardır.

buradaki dehşet sadece rakamda değil. bir gecede boğulan insanlarla, günler sonra yardım ulaşmadığı için ölen insanlar aynı felaketin iki ayrı yüzüdür. biri suyun doğrudan şiddeti, diğeri sistemin çöküşüdür. banqiao’yu sadece “baraj yıkıldı” diye okumak bu yüzden eksik kalır; asıl mesele barajın ardından yolların, haberleşmenin, gıdanın, sağlığın ve devlet kapasitesinin de aynı suyun içinde sürüklenmesidir.

insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: böyle bir felaket yaşandıysa biz bunu niye çernobil gibi, fukuşima gibi yıllarca duymadık, konuşmadık?

çünkü olay çin’in dünyaya oldukça kapalı olduğu, bilgi akışının sıkı kontrol edildiği bir dönemde yaşandı. felaket uzun süre daha çok “olağanüstü doğal afet” çerçevesinde anlatıldı; mühendislik hataları, erken uyarı zaafları, tahliye eksiklikleri ve karar alma problemleri geniş dünyada yeterince bilinmedi. banqiao’nun gerçek boyutu, ancak yıllar sonra belgeler, araştırmalar ve geriye dönük incelemelerle daha görünür hale geldi.

bugün geriye bakınca banqiao faciası insana çok soğuk bir şey öğretiyor: doğayı yenmek diye bir şey yok. en fazla onun bazı davranışlarını bir süreliğine yönlendirebiliyorsunuz. ama bunu yaparken kendi kurduğunuz sistemin zayıf halkalarını görmezden gelirseniz, doğa sadece barajı değil, o baraja yüklediğiniz bütün kibri de yıkıp geçiyor.

bazı bilgiler insanın ufkunu büyüttüğü için değil, insanın özgüvenini küçülttüğü için değerlidir. banqiao da onlardan biridir. baraj dediğin şey bazen sadece su tutmaz; bir toplumun doğaya karşı kurduğu bütün büyük cümleleri de tutar. yıkıldığında o cümlelerin hepsi birden suya karışır.

kaynaklar:
• britannica - typhoon nina–banqiao dam failure
• human rights watch - the banqiao reservoir dam failure
• international water power & dam construction / historical engineering accounts on banqiao dam failure