1964 Tokyo Olimpiyatları'nda Hafızalara Kazınan Sri Lankalı Atletin Duygulandıran Hikayesi

1964 Tokyo Olimpiyatları’nda Ranatunge Karunananda’nın pes etmeyi reddettiği anın hikayesi.
1964 Tokyo Olimpiyatları'nda Hafızalara Kazınan Sri Lankalı Atletin Duygulandıran Hikayesi

1964 tokyo olimpiyatları, tokyo ulusal stadyumunda yetmiş bin kişilik kalabalık başlangıç çizgisinde dizilen otuz sekiz koşucuya kilitlenmişti. tabanca patladı ve yarış başladı.

bu, 10.000 metrelik zorlu bir mücadeleydi: yirmi beş tur, her biri 400 metre. insan bedenini olduğu kadar ruhunu da sınayan bir yarış. aralarında biri vardı… üzerinde yalnızca bir numara taşıyan biri: 67 numara. onun adı ranatunge karunananda’ydı. sri lanka’dan gelmişti. ülkesinin en iyi uzun mesafe koşucusuydu ama o gün hasta, yorgun ve yalnızdı. buna rağmen yarışa çıkmıştı. çünkü ailesi, ülkesi ve küçük kızı onu bekliyordu.

daha en başta geride kalmıştı, yirminci tura gelindiğinde ise son sıradaydı. karunananda şiddetli bir soğuk algınlığıyla mücadele ediyor ve zorlukla nefes alıyordu. fakir ülkesinden hiç bir destek görememişken dünyanın en elit atletleriyle yarışıyordu.

bazı koşucular pes etti. yarışı bıraktılar. tribünler onların çekilişini alkışladı. son koşucu bitiş çizgisini geçtiğinde ve zafer kutlamaları başladığında, stadyum ışıkları kısıldı ve 70.000'den fazla kişiden oluşan kalabalık dağılmaya başladı. ardından, seyirciler bir adamın hala koşmaya devam ettiğini fark ettiler. herkes yarışın bittiğini sandı. ama 67 numara koşmaya devam ediyordu! altın madalya kazanan atletten tam 4 tur yani 1600 mt gerideydi. tek başına.

stadyumda önce alay sesleri yükseldi. seyirciler stadyumda kalmaya devam ettiler. ıslıklar, yuhalamalar… insanlar onu acıyarak izliyordu. karunananda ise yan tarafını tutarak, ağrı içinde ama kararlı adımlarla pistte ilerliyordu.

sonra bir şey değişti. kalabalık sustu. ardından alkışlar yükseldi. bir kişi, sonra binlercesi ayağa kalktı. alkışlar tezahürata dönüştü. insanlar kendi ülkelerinin sporcusunu değil, pes etmeyen bir insanı alkışlıyordu. son turda bütün stadyum onun adıyla yankılanıyordu.“karu!! karu!!” karunananda bitiş çizgisini geçtiğinde madalyası yoktu. ama gözlerinde yaşlar olan binlerce insan vardı. o gün tokyo’da, sonuncu gelen bir adam, herkesin kalbinde birinci olmuştu.

yıllar sonra karunananda şöyle diyecekti: “küçük bir kızım var. büyüdüğünde ona diyeceğim ki: baban tokyo olimpiyatları’na gitti ve kaybetti ama yarışı bitirdi.”

ne yazık ki karunananda yalnızca 38 yaşında, boğularak hayatını kaybetti. ölümü hâlâ tam olarak aydınlatılamadı. kendi ülkesinde unutulmaya yüz tuttu. ama japonya’da unutulmadı. hikâyesi ilkokul ders kitaplarına girdi. “67 numara” başlığıyla çocuklara bir hayat dersi olarak okutuldu. belki madalya kazananlar tarih kitaplarına girdi.

ama 67 numara, insanlığa girdi. çünkü bazen kazanmak, birinci olmak değildir. bazen kazanmak, yere düşmemek değil; ayağa kalkıp devam etmektir.